1 MAYIS İŞÇİ VE EMEKÇILERIN DAYANIŞMA BAYRAMI
1 MAYIS
İşçi ve emekçilerin birlik, dayanışma ve haksızlıklara karşı mücadele günü olarak bütün dünyada kutladıkları 1 Mayıs insanlığın tarihsel gelişiminde çok önemli bir aşamayı ifade etmektedir.
ABD’nin Şikago kentinde 1881 yılında 40.000 tekstil işçisinin çok kötü çalışma koşulları altında, işyeri güvenliği, sağlık koşulları, örgütlenme ve grev haklarının olmadığı ve bunları güvence altına alan bir hukuk sisteminin de bulunmadığı koşullarda insanların, çocukların 14-15 saat çalıştırılmalarını protesto ve 8 saatlik iş günü talebiyle grev başlattı. Bir çok işçinin işten kovulduğu ve gösterileri bastırmak için polisler tarafından açılan ateşle 4 işçi öldürüldü!
İşçiler bu baskılara boyun eğmeyerek 1886 yılında ABD ve Kanada da mücadeleyi yükseltmeleri sonucu 1 Mayıs 1886 yılında bu kez 350.000 işçi greve çıktı. İşçiler örgütlü bir şekilde tarih sahnesinde yerini almış ve üretimden gelen güçlerini kullanmışlardı.
İşverenler bu örgütlü güce karşı
duydukları kaygı ve endişeyi gidermesi adına polisi ve lümpen sokak çetelerini devreye sokarak saldırılar organize etti ve sonunda olaylara sebep oldukları gerekçesiyle grevci işçilerden 8’inin yargılanmasını ve 4 işçi liderinin de idama mahkum edilmesini sağladı.
Türkiye de ise sınırlı bir işçi kesimi bulunduğundan dolayı ve işçi sınıfı bilincinin sınırlılığı nedenleriyle Osmanlı’nın son dönemlerinde 1905 yılından başlayarak 1912, ve işgal altında
1920 lerde işgal kuvvetlerine rağmen İstanbul’da yürüdü ve İşçiler bu yürüyüşte Bağımsız Türkiye pankart ı taşıdılar. 1935 yılında Bahar bayramı olarak kabul edilen 1 Mayıs anlamına uygun kutlamalara 70’li yılların ortalarında kavuştu. Ve insanlığın hafızasına silinmeyecek bir katliam olarak geçen 1977 1 Mayıs’ı 500 bin emekçinin doldurduğu Taksimin bu güçten korkanlar tarafından 37 İnsanın öldürülmesi ile kana boyanmasıydı. Bu tarihten itibaren emekçiler için Taksim meydanı 1 Mayıs meydanı olarak Anılmıştır. Kitlesel ve açık olarak kutlanma bilinci böylece bastırılmaya çalışılsa da 1978 yılında meydan emekçiler tarafından yine de doldurulmuştur. Ve sonra 12 Eylül cuntası işe yasaklanan 1 Mayıs 80 li yılların ortalarından sonra yine ısrarla kutlanmaya devam etmiş 150 bin kişinin katıldığı Kadıköy de ki tören esnasında polis kurşunlarıyla 3 kişi öldürülmüştür. Sonrasında Emekçiler zaman zaman Taksim veya farklı yerlerde kutlamalarına devam etmiştir.Uluslararası sermayenin daha fazla kar etme hırsı ve ilişki içindeki ülke sermayesinin de emekçileri her türlü hak ve imkandan yoksun bir şekilde Boğaz tokluğuna çalıştırma gayreti emekçilerin kendi hakları için mücadeleyi yükseltmek ve 1 Mayıs’ı güçlü bir şekilde kutlamak
sonucunu doğurdu.
Yasaklamalara, engellemelere karşın izinli ya da değil 1 mayıs hep emeğin uluslararası birlik, dayanışma ve haksızlıklara karşı mücadele günü olarak kutlanmaya devam edilmiştir. Bu gün artık,
Ülkede işçilerin, emekçilerin yaşadığı haksızlıklarla, Doğanın talanı, insan ve tüm canlı yaşamın uğradığı saldırıların ortadan kaldırılabilmesinin yolu da aynı mücadeleden geçmektedir. Sağlıklı bir çevrede yaşam hakkına sahip çıkmak, Ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel değerlerin korunmasını talep etmek istediğimiz de kafalarımızı kaldırdığımız da karşımızda duran olgunun aynı olduğu açıktır. Bu vahşi Kapitalizmdir!
Bütün bu değerlerin savunulması için kurduğumuz federasyonumuz, Doğanın bir avuç sermayederin elinde rant aracı olmasına, kamu kaynaklarının toplumsal ihtiyaçlar için değil bireysel zenginleşme amacıyla kullanılmasına itirazın gereği olarak kuruldu. Herşeyden önce Çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakabilmemiz ve her birisi anamız, babamız, kardeşimiz, eşimiz, çocuğumuz olan emekçilerin daha iyi, sosyal, siyasal, ekonomik koşullarda tüm haklarına kavuşarak insana yaraşır bir şekilde yaşayabilmeleri
için hem de hepimiz kucaklayan doğanın,tüm canlı yaşamın yarınları için değerlerimizin yeniden yaratılabilmesi, korunabilmesi, sürdürülebilmesi yaşatılabilmesi için tabi ki yaşasın 1 Mayıs!
Her yerden hep birlikte
Emeğin hakları,
Doğa ananın hakları,
Tüm canlı yaşamın hakları için
1 mayıs’a …







