2.ŞAVŞAT KÜLTÜR VE SANAT ŞENLİĞİ GÖRÜNTÜLERİ
Şavşat Dernekleri Federasyonu Başkanı Mustafa Faruk Altun’un Şenlikte yaptığı konuşma metni
MERHABA
Rüzgârı dağlardan esen, Sesi derelerden gelen,
Kökü yüzyıllara dayanan,
Bir halkın yüreğiyle konuşuyorum bugün.
Şavşat’ın çağrısına kulak vererek ve bizleri bu alanda yalnız bırakmayan siz kıymetli misafirlerimizi en derin sevgi, saygı ve umutla selamlıyorum…
Değerli milletvekillerimiz, Ankara da bizleri en iyi şekilde temsil eden sayın UĞUR BAYRAKTUTAN, işçinin ve emekçinin haklarının savunucusu SAYIN İSKENDER BAYHAN,
Siyasi partilerimizin kıymetli temsilcileri,
Sivil toplum örgütlerinin değerli başkanları,
TÜRKİYE’NİN dört bir yanından,
Şavşat’ın yüreğini taşıyarak gelen sevgili dostlarımız…
Hepiniz Hoş geldiniz, SEFA GELDİNİZ , şeref verdiniz!
Bu yıl, Fakir Baykurt’un anısına: onun izinde; onun sözüyle, onun direnciyle buradayız.
Bizler bir öğretmenin kaleminden filizlenen halk bilincinin temsilcileriyiz.
Bir çoğumuzun hayatında derin izleri olan, Fakir Baykurt’un Şavşat’ta görev yaptığı zamanlarda yazdığı kitabına da ismini veren Efkâr Tepesi; yalnızca bir romandaki tepe değil;
Halkın yükünü, çilesini, isyanını omuzlamış bir vicdandır.
Ve biz bugün, o vicdanın sesi olmaya geldik.
Bizler, Köy Enstitüsü öğretmenlerinin yetiştirdiği kuşaklarız; onlara bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz.
Onlar sayesinde böyle düşünüyor, böyle sahip çıkıyoruz.
Köy Enstitüleri bu toprakların en aydınlık adımıydı.
Fakir Baykurt ve arkadaşları, bize sadece okumayı – yazmayı değil;
Düşünmeyi, sorgulamayı ve dirençli olmayı öğretmiştir,
Bugün hâlâ bu bilinçle yürüyorsak,
O öğretmenlerin emanetine sahip çıktığımız içindir.
Ama ne yazık ki son yıllarda, eğitim sistemi darmadağın…
Gençler ya eğitimsiz kalmakta, Ya da iyi eğitim alanlar ise ülkeyi terk etmenin yollarını aramaktadırlar,
Köyüne, doğasına, mahallesine sahip çıkmak isteyen her genç,
Maalesef Hukukun işlemediği bir duvarla karşılaşıyor.
Haklı davalar kazanılıyor,
Ama mahkemeler , bu kararları uygulanmıyor.
Gençler umut bulamıyor…
Ama biz bu umudu büyütmek için buradayız!
Şavşat:, yalnızca bir coğrafya değil;
Yitirilmiş anıların, bastırılmış özlemlerin,
Yıllarca yok sayılmış bir halkın ortak hikâyesidir.
Bizler Acılarla büyüdük ama acılarda kaybolmadık.
Göç ettik ama kökümüzü unutmadık.
Baskıyla yoğrulduk ama eğilmedik.
Ve her şeye rağmen dayanışmadan vazgeçmedik.
Özellikle son zamanlarda her gün yeni tehditlerle karşı karşıyayız;
Doğamıza, toprağımıza, suyumuza çökmeye çalışan
bir rant düzeni ve kapitalist bir iştah… var
Yaylalarımıza “enerji” bahanesiyle gelen şirketler,
Derelerimize beton döken projeler,
Ormanlarımızı metrekareyle ölçen haritalar…
Biz bu oyunu tanıyoruz. Adına ne derlerse desinler;
Doğayı: paraya kurban eden her sisteme karşı buradayız, ayaktayız, kararlıyız!
Çünkü Şavşat:
Bir ağacın serinliği,
Bir derenin şarkısı,
Bir çobanın ıslığı,
Bir çocuğun gülüşüdür.
Ve bunların yok olduğu bir coğrafya artık Şavşat değildir!
Bizler sadece kendimiz için değil,
Torunlarımız için de bu güzelliği savunuyoruz.
Şavşat Dernekleri Federasyonu;
Sadece İstanbul’da ve Şavşat’ta kurulmuş olan ve bir araya gelmiş 15 dernekten ibaret değildir;
Vicdanını yitirmemiş binlerin ortak sesidir artık !
Bizim meselemiz, doğduğumuz topraklardır.
Bizim davamız, insan onuruyla yaşanacak bir hayattır.
O dereden akan suyun sesi kesilmesin diye,
O dağdan esen rüzgârın önü kesilmesin diye buradayız.
Bu yolda,
Şavşat Kültür Sanat Evi ile omuz omuza yürümek,
Birlikte üretmek, birlikte direnmek bizim için çok çok önemlidir.
Kültürle, sanatla, ortak akılla yol alıyoruz.
Çünkü biz dayanışmadan beslenen bir halkız.
Bugün burada bizimle olan, bu şenliği yüreğiyle var eden,
Yakın, uzak demeden gelen tüm dostlara minnettarız.
Sizlerle güçlüyüz, sizlerle kalabalığız, sizlerle umutluyuz;
Ve özellikle;
Bu organizasyonu omuzlayan,
Taşın altına elini koyan,
Gönlüyle, emeğiyle yanımızda duran herkese
yönetim kurulu olarak Sonsuz teşekkür ediyoruz.
Ve son sözümüz şudur:
Şavşat’ın dağlarından gelen rüzgâr eksilmesin,
Derelerden akan su kurumasın,
Ormanlardan yükselen kuş sesi kesilmesin diye buradayız.
Doğaya, kültüre, insana sahip çıkacağız!
Yaşasın dayanışma!
Yaşasın Şavşat’ın eşsiz güzelliği!
Hepinize en derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
İyi eğlenceler!







