ŞAVŞAT İLÇESİ DAHİLİNDE YAPIMI PLANLANAN RES’LERE VE YERLERİNE İLİŞKİN
GENEL DEĞERLENDİRME
Prof. Dr. Turgut ÖZTAŞ Prof. Dr. Mustafa ERDOĞAN
Jeoloji Y.Müh. Maden Y.Müh.
Konuya ilişkin değerlendirmeler mevcut ÇED Raporu, Şavşat İlçesi geneli ve planlanan RES
alanı bazında yapılmıştır.
ÇED RAPORU KAPSAMINDA YAPILAN GENEL DEĞERLENDİRME
* ÇED Raporu 1556 sayfalık bir “Nihai ÇED Raporu” olarak hazırlanmış ve 26.02.2025
tarihinde ilgili makama sunulmuştur. Rapor 117 Tablo, 219 Şekil ve 10 Ek içermektedir.
* Santral Sahası, 1/25.000 Ölçekli F48-c1 ve F48-c2 paftalarında yer almakta olup,
1.619,56 ha (16.195.681 m2) alan kaplamaktadır.
* RENECORE ENERJİ YATIRIMLARI ANONİM ŞİRKETİ tarafından Artvin İli, Şavşat İlçesi,
Kireçli, Yavuzköy, Çamlıca ve Düzenli Köyleri sınırları içerisinde; 4,00 MWm / 4,00 MWe
gücünde 11 adet ve 3,00 MWm / 3,00 MWe gücünde 2 adet olmak üzere toplamda 13 adet
rüzgâr türbini kullanılarak “Artvin Elektrik Depolama Tesisi (50 MWe / 50 MWh) Rüzgâr
Enerji Santrali (RES) Projesi (50 MWm / 50 MWe – 13 Adet Türbin)” kurulması ve işletilmesi
planlanmaktadır. 18.01.2024 tarih ve ÖN/12354-18/06083 numaralı önlisans alınmıştır.
* Proje kapsamında kurulması ve işletilmesi planlanan 13 adet rüzgâr türbininden T1, T2 ve
T4 numaralı rüzgâr türbinlerinin türbin noktaları ile süpürme alanlarının tamamı ve T3
numaralı rüzgâr türbininin süpürme alanının bir kısmı Düzenli Köyü sınırları içerisinde, T3
numaralı rüzgâr türbininin türbin noktası ile süpürme alanının bir kısmı Çamlıca Köyü
sınırları içerisinde, T5,T6 ve T7 numaralı rüzgâr türbinlerinin türbin noktaları ile süpürme
alanlarının tamamı Kireçli Köyü sınırları içerisinde, T8, T9, T10, T11, T12 ve T13 numaralı
rüzgâr türbinlerinin türbin noktaları ile süpürme alanlarının tamamı ise Yavuzköy Köyü
sınırları içerisinde yer almaktadır. Proje kapsamında yapılması planlanan Şalt Sahası,
Elektrik Depolama Ünitesi ve İdari Bina ise Kireçli Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.
İdari Bina 750 m2
, Elektrik Depolama Ünitesi 5.040 m2 ve Şalt Sahası ise 4.402 m2 alanı
kaplamaktadır.
* Artvin Elektrik Depolama Tesisi (50 MWe / 50 MWh) Rüzgâr Enerji Santrali (RES) Projesi (50
MWm / 50 MWe – 13 Adet Türbin)’nin inşaat faaliyetlerinin ortalama iki yılda tamamlanması
planlanmaktadır. Projenin Üretim Lisansı süresince 49 yıl işletmede olacağı
öngörülmektedir.
* Planlanan Rüzgâr Türbinleri Teknik Özellikleri (Tablo 1) ve Rüzgâr Türbini Ölçüleri (Şekil 1)
* Proje Üniteleri Arazi Nitelikleri (Tablo 4). “Tescil Harici” olarak nitelendirilmiş alanlar da
“mera ve çayır alanları”dır. Bu durumu zaten rapordaki “Artvin Elektrik Depolama Tesisi
Rüzgâr Enerji Santrali Projesi kapsamında planlanan üniteler (rüzgâr türbinleri, elektrik
depolama ünitesi, şalt sahası ve idari bina) Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü, Parsel Sorgu
Uygulaması verilerine göre ‘yaylak’ niteliğindeki arazilerden ve hazine arazilerinden
oluşmaktadır.” İfadesi de ayrıca doğrulamaktadır. Ayrıca hazine arazilerinin de “çayır,
mera alanı” oldukları ilgili çevre düzeni planında da açıkça gösterilmektedir.
2
* Kurulumu Tamamlanmış Elektrik Depolama Tesisinin Temsili Görünümü (Şekil 26).
Türbin Noktalarını Gösterir
Uydu Görüntüsü
(Şekil 35)
Elektrik Depolama Ünitesi, Şalt Sahası
Ve İdari Bina Konumunu Gösterir
Uydu Görüntüsü
(Şekil 36)
* “I.1. Proje Konusu Yatırımın Tanımı, Özellikleri, Ömrü, Hizmet Maksatları, Önem Ve
Gerekliliği” başlığı altında verilen “Artvin İlindeki minimum rüzgâr hızı, minimum güç
yoğunluğu ve minimum kapasite faktörü değerleri”, Şavşat’da planlanan RES alanının
özgün yerel değerlerinin elde edileceği yerinde ölçümlere değil “Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı’nın (REPA) Türkiye bütünü ile iller bazında bölgesel olarak genellediği verilere
dayandırılmıştır.
3
* Artvin İline ait REPA 100 m rüzgâr hızı haritası incelendiğinde; Artvin EDT RES Proje
sahasının 100 m yükseklikteki rüzgâr hızı değeri 5,5-6 m/sn, kapasite faktörü haritası
incelendiğinde ise proje sahasının 100 m yükseklikte %20-25 kapasite faktörüne sahip bir
bölgeye denk geldiği görülmektedir. Bütün bu özellikler dikkate alındığında proje alanı için
başka bir alternatif düşünülmemiştir. Türkiye bütünü ile iller bazında bölgesel olarak
genellenen verilere dayanılarak ve sadece rüzgar hızı – kapasite faktörü düşünülerek “yer
seçim unsurları”nıın dikkate alınmadığı ve bu bağlamda proje alanı için herhangi bir
“uygun yer“ araştırması yapılmayarak başka hiçbir alternatif oluşturulmadığı ifade
ediliyor.
(Şekil 28) (Şekil 29, 30)
* Ülkemizdeki enerji üretimi, ithalat ve ihracat rakamları değerlendirildiğinde, 2023 yılına
kadar Türkiye’nin pozitif net elektrik ihracatçısı olduğu görülmektedir. Proje hayata
geçirilmediği takdirde potansiyel 200.000.000 kWh elektrik ihracatından mahrum
kalınacaktır. Bu sebeple, projenin özellikle ulusal ve uluslararası boyutta sera gazı ve Paris
İklim Anlaşması kapsamında faydaları düşünüldüğünde de “Projenin Olmaması
Alternatifi” uygun bir alternatif olarak değerlendirilmemektedir. Değerlendirme hususu
“projenin olmaması”i değil “yanlış seçilen yeridir”.
4
* Proje ünitelerine en yakın yerleşim alanlarını gösterir uydu görüntüleri üzerinde
“Yaylalar”ın alansal yayılımları yok sayılarak planlanan RES alanını karakterize etmeyecek
şekilde bölge yaylaları bir “Noktasal Lokasyon”muş gibi temsil edilmiştir (Şekil 38, 39).
5
* ÇED Raporu içinde aşağıda verilen “Proje Alanı Fotoğrafları – 1,2,3,4 (Şekil 45-48)
planlanan RES alanının yayla nitelikli engebesiz doğal morfolojisini temsil etmemekte,
bölge uzağındaki dağları ve eteklerindeki engebeli morfolojik yapıyı göstererek bu alanla
hiçbir benzerlik taşımayan bir doğal görünümü sunmaktadır. RES alanının gerçek doğal
görünümü “Haziran, 2025” fotoğraflarında gösterilmiştir.
6
T1 Güneyinden Kuzeydoğu Yönünde RES Alanına Bakış (Haziran, 2025).
T2 Yakınından RES Alanına Kuzeydoğu Uzantısı Boyuna Bakış (Haziran, 2025).
* Proje alanı, 2024 tarihli Ordu-Trabzon-Rize–Giresun-Gümüşhane-Artvin Planlama Bölgesi
1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında “Taşkın Alanı” ve “Çayır-Mera” leke alanında
kalmaktadır. Konu ile ilgili olarak Artvin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden ve DSİ 26. Bölge
Müdürlüğü / DSİ Genel Müdürlüğü’nden görüş alınacaktır. İlgili “kurum görüşleri”nin bu
“Nihai ÇED Raporu” aşamasında hala alınmamış olması çok önemli bir işlem eksikliğidir.
Ayrıca T7, T8 ve T9 türbinleri ile bağlantı yolları da aşağıda verilen ilgili topoğrafik haritadan
görüleceği gibi tümüyle “taşkın alanı” içerisinde kalmaktadır (Eğer yasal durum
değişmemişse, taşkın alanlarındaki derelerin ıslah projeleri onaylanarak
tamamlanmadan bu tür alanlarda hiçbir yapılaşmaya izin verilmiyordu…). Bu bağlamda;
planlanan RES alanının T9 Kuzeyindeki ve T8 Batısındaki fazla geniş olmasa da belirli bir
alanın “Orman Alanı” ve “Ağaçlık Karakteri Korunacak Alan” niteliği taşıdığı, belirtilen
“Taşkın Alanı” dışında kalan diğer tüm RES alanının ise “Çayır, Mera Alanı” olarak
belirtildiği açıkça görülmektedir.
* Artvin Elektrik Depolama Tesisi Rüzgâr Enerji Santrali Projesi kapsamında planlanan
üniteler (rüzgâr türbinleri, elektrik depolama ünitesi, şalt sahası ve idari bina) Tapu
Kadastro Genel Müdürlüğü, Parsel Sorgu Uygulaması verilerine göre ‘yaylak’ niteliğindeki
arazilerden ve hazine arazilerinden oluşmaktadır. RES alanında bu “Hazine Arazileri” de
ilgili çevre düzeni planında aslında nitelik olarak “Çayır, Mera Alanları” olarak
tanımlanmıştır.
7
* Türbinler arası ulaşım sağlanması için toplam yaklaşık 13,75 km’lik yol kullanılması
planlanmakta olup bu yolun tamamı proje kapsamında yeni açılacaktır. Yeni açılacak
yollar ortalama 10 m genişliğinde açılacaktır. Türbinler arası ulaşım için 13,75 km
uzunluğunda ve 10 metre genişliğinde yeni yol açma faaliyetleri sırasında 137.500 m2 alan
8
kullanımı söz konusu olacaktır. Bu arada yol yapımı sırasında 20 cm’lik bir toprak
sıyırma – kaldırma sonrasında 1 m’lik kazı yapılacağından toplam hafriyat miktarı
“ 137.500 m2 x (0,2 + 1) m = 165.000 m3 “ ve ağırlığı (1 m3
toprağın 1,5 ton olduğu
yaklaşımıyla) 247.500 ton olacaktır. Bu malzeme ya yol kenarları ile çukurluk yerlerdeki
mevcut bitki örtüsü üzerine serilecek ya da belirli bir alana depolanmak üzere
taşınacaktır.
* Söz konusu projenin alternatifi yoktur. Çünkü proje ile yenilenebilir enerji kaynaklarından
olan rüzgâr enerjisinden elektrik enerjisi üretilecek olup, projenin kendisi alternatif enerji
üretimi projesi niteliğindedir. Burada söz konusu olan önemli husus projenin enerji üretme
modeli değil, proje alanının “yanlış yer seçimi”ne bağlı olarak Şavşat ve köylerinin tek
“çayır, mera alanı” olarak kullandığı bölgeyi işgal etmesinden kaynaklanan başta
“hayvancılık” olmak üzere yaratacağı geri dönüşsüz olumsuzluklardır.
* Proje Sahibi İçin Maliyet Analizi : Yapılan finansman ve ekonomik analizler neticesinde
projenin yatırımcı açısından faydalı bir yatırım olduğu görülmektedir. Projenin
gerçekleşmesi durumunda Şavşat ve köyleri ile yerli halk ve doğa üzerindeki “faydaları (!!)”
ne olacaktır, bunun da yanıtlanması gerekmez mi?…
* Yerel Çapta Fayda Maliyet Analizi : Söz konusu Artvin Elektrik Depolama Tesisi Rüzgâr
Enerji Santrali Projesi yapılması planlanan bölgeye ekonomik gelişme ve istihdam olanağı
sağlayacaktır. Gerçekleştirilmesi planlanan bu proje bölgenin ana geçim kaynaklarından
bağımsız ve farklı bir proje olması dolayısıyla yerel anlamda halka ve şehre birçok avantaj
sağlaması beklenmektedir (ne gibi,…, örnekleme ve sayısallaştırma yok …) Projenin
inşaat ve işletme aşamasında ihtiyaç duyulacak personel ile malzeme, yiyecek, taşıma
vb. hizmetler yakın yerleşim yerlerinden karşılanacaktır (12 ay hazırlık – 24 ay inşaat – 49
yıl işletme sürecinde kaç bin (!!!) kişiye ihtiyaç duyulacak …)
* Projenin gerçekleşebilmesi için zaruri olan veya gerçekleşmesine bağlı olarak yatırımcı
firma veya diğer firmalar tarafından gerçekleştirilmesi tasarlanan faaliyet, türbinler arası
ulaşım için yeni açılacak yol çalışmalarının yapılmasıdır. Proje kapsamında olmayan
ancak projenin gerçekleşebilmesi için zaruri olan bir diğer proje Elektrik Enerjisi İletim
Hattı (EEİH) projesidir. Bahse konu proje ile üretilecek elektrik enerjisinin 154 kV Ardanuç
TM-Ardahan TM Enerji İletim Hattı’na girdi-çıktı şeklinde bağlanması planlanmakta olup
gerektiğinde şebekeye geri verilmek üzere Elektrik Depolama Tesisine aktarılacaktır.
Elektrik Enerjisi İletim Hattı (EEİH) Projesi, işbu rapor kapsamındaki Artvin Elektrik
Depolama Tesisi Rüzgâr Enerji Santrali Projesinden bağımsız bir faaliyet olduğu için
Elektrik Enerjisi İletim Hattı (EEİH) için daha sonra TEİAŞ tarafından ayrıca ÇED
Yönetmeliğine göre iş ve işlemler yürütülecektir. Dolayısıyla tüm çayır, mera alanlarını
boydan boya kateden bir yüksek gerilim hattı ve direkleri de bölgede yer alacaktır
(Şekil 60). Bu hattın da bölge hayvancılığı, yayla kullanımı, flora ve özellikle kuş türleri
başta olmak üzere fauna üzerinde hiç mi etkisi yok da onun için mi bu konuda herhangi bir
değerlendirme yapılmamış durumda …
9
Artvin Elektrik Depolama Tesisi Rüzgâr Enerji Santrali İçin Öngörülen EEİH Güzergâhı (Şekil 60)
* Proje Faaliyetlerinden Sürekli Etkilenecek Alanlar, Yani Projeden Kaynaklı Doğal Özelliği
Kaybedilen Alanlar : Proje faaliyetleri 1.619,56 ha (16.195.681 m2
) büyüklüğündeki
ÖN/12354 18/06083 numaralı ön lisanslı saha içerisinde gerçekleştirilecektir.
* Proje kapsamında kurulumu yapılması planlanan her bir rüzgâr türbini için; yaklaşık
~5.500 m2
türbin + vinç platform alanına ihtiyaç duyulacaktır. Montaj alanı sınırları
içerisinde, türbin gövdelerinin konumlandırılacağı yarıçapı ~12 m olan alanda yüzeyden
kaldırılacak 20 cm’lik bitkisel toprak altındaki derinliği yaklaşık ~2,5 m olan temel
çukurları açılması öngörülmektedir. Bu durumda her bir türbin için ~5.500 m2
’lik alan
içerisinde yapılacak hafriyat çalışmalarıyla 13 türbin için toplam 71.500 m2 alan
kullanımı söz konusu olacaktır. (Bunun 13 x 452 m2 = 5.876 m2
’si türbin alanları ve kalan
65.624 m2
’si vinç alanları hafriyatı içindir. Böylece türbin alanlarındaki kazı hacmı
5.876 m2
x (0.2 + 2,5) m = 15.865 m3 ya da 1 m3
toprak ağırlığı 1,5 ton yaklaşımıyla 23.798
ton ve vinç alanlarındaki kazı hacmı 65.624 m2
x 1 m (kazı derinliği yaklaşımı) = 65.624
m3 ya da 98.436 ton olarak öngörülebilir). Ayrıca proje kapsamında yapımı planlanan
proje ünitelerinden elektrik depolama ünitesi 5.040 m2
, şalt sahası 4.402 m2 ve idari bina
750 m2 alan kaplamakta olup toplamda 10.192 m2 alan kullanılacaktır. Bu alan içinde
yapılacak kazının ortalama derinliği 1 m olarak alınırsa toplam kazı hacmı yaklaşık
10.192 m3 ve tonajı 15.288 ton boyutunda düşünülebilir.
Yukarıda belirtilen alan kullanımları dikkate alındığında proje ünitelerinin inşası
aşamasında toplam 81.692 m2
, türbinler arası ulaşım sağlanması için yol açma
faaliyetleri kapsamında 10 m genişliğinde 13.75 km’lik yol yapılarak 137.500 m2 alan
kullanılacaktır. Yeni açılacak yollar bölge halkı tarafından da kullanılabilecektir (Türbinler
arası yollar türbin etki alanlarıya kapalı olacağından (Ek 2E, 2F) başı sonu kapalı bu
alanlarda halk türbin gözlemi mi yapacak…). İnşaat faaliyetleri yürütüleceği için bu
alanlar doğrudan doğal özelliği kaybedilecek alan olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda
10
proje kapsamında toplamda 219.192 m2 alan kullanımı söz konusudur. Bu arazi
kullanımının 165.892 m2
’si yaylak (çayır, mera alanı) niteliğindeki araziler ve 53.300 m2
’si
ise hazine arazisidir (hazine arazileri de aslında çayır, mera alanıdır…). (Bu hesap içine
santral sahasından karayoluna ulaşım sağlamak için açılacak 9,5 km uzunluk ve 10 m
genişlikteki yol katılmamıştır. Bu yol için yine 20 cm’lik bitkisel toprak sıyırma – kaldırma
yapılarak sonrasında 1 m derinlikte kazı yapılacaktır. Dolayısıyla bu yol kazısının hacmı
“9.500 m x 10 m x (0,2 + 1 ) m = 114.000 m3 ve tonajı da “114.00 m3
x 1,5 ton = 171.000
ton” olacaktır.
Genel bir değerlendirme yapılacak olursa; proje üniteleri (türbin alanı, vinç alanı,
depolama ünitesi, şalt sahası, idari bina) için yapılacak toplam kazı hacmı 91.681 m3 ve
tonaj 137.522 ton, türbinler arası ulaşım yolu açma faaliyetleri için toplam kazı hacmı
165.000 m3 ve tonaj 247.500 ton, santral sahasından karayoluna ulaşım yolu açma
(D010 Artvin Ardahan karayolu) için de toplam kazı hacmı 114.000 m3 ve tonaj 171.000 ton
olarak belirlendiğinden, proje kapsamı dahilinde toplam 314.192 m2 alanda
gerçekleştirilecek tüm kazı çalışmalarının toplam kazı hacmı 370.681 m3 ve tonajı da
556.022 ton olarak öngörülebilir. Ayrıca proje üniteleri ve yol yapımı çalışmalarıyla elden
çıkacak olan bu çayır, mera alanının belirtilen boyutlarıyla sınırlı kalmayacağı ve hafriyat
malzemesinin nakliye işleri yanı sıra etrafa yayılması nedeniyle de çok daha fazla bir çayır,
mera alanı zarar görecektir. Bu hususta sadece bir türbin alanı temel kazısı sırasında
temel çukuru etrafının nasıl tahrip edileceğine ilişkin bir örnek olarak ÇED raporundaki
Şekil 178 bile tek başına yeterli olacaktır.
ÇED raporunda santral sahasından çıkarak interkonnekte sisteme bağlanacak yüksek
gerilim hatının (EEİH Hattı, ÇED Raporu Şekil 60) direkleriyle ilgili yol ve kazı çalışmaları
dışında “türbinler arası ulaşım için kullanılacak yol güzergâhına paralel olarak yeraltı
kablosu döşeneceği için kablo hattı için hafriyat hesabı ayrıca yapılmamıştır” denilerek
bunlara ilişkin hesaplamaların da yapılmadığı açıkça ifade edilmektedir. Dolayısıyla ÇED
raporunda verilen ve gerek bu hesaplanmamış unsurları gerekse 9,5 km’lik D010 Artvin
Ardahan karayolu bağlantı yolu yapımını dikkate almayan hesaplama mantığı ciddiyetle
sorgulanmalı ve gereken hesaplama revizyonları önemle yapılmalıdır.
Şekil 178 (ÇED Raporundan alınmıştır)
11
D010 Artvin Ardahan Yolundan Proje Alanına Ulaşım Güzergâhını ve Türbinler Arası Yolları
Gösterir Uydu Görüntüsü (Şekil 181)
* Projenin İnşaat Faaliyetlerinden Etkilenen Fakat İnşaat Faaliyetleri Tamamlandıktan
Sonra Etkilerin Ortadan Kalktığı Alanlar : İnşaat aşamasında başlıca çevresel etkiler;
yapılacak kazı/dolgu faaliyetlerinden kaynaklı toz emisyonu, araçlardan kaynaklı gürültü,
nakliyeden kaynaklı trafik yoğunluğudur. Bu çevresel etkiler inşaat faaliyetleri
tamamlandıktan sonra ortadan kalkan etkilerdir. Bu etki alanı inşaat faaliyetlerinin
gerçekleştirileceği alanda meydana gelecek olup geniş bir alanı etkilemeyecektir. İfade
edilenin aksine kalıcı çevresel etkiler bırakacaktır, çünkü raporda sözü edilen etkiler
dışında çok önemli bir oranda proje ünitelerinin ve yolların yapımı sırasında çalıştırılacak
binlerce kamyon ve kepçe – ekskvatör seferinin bu imlatlar çevresindeki doğal ortamı da
tahrip etmesi, toprak ve bitki örtüsünü bozması kaçınılmazdır. Kazı malzemesinin hem
çıkartılması ve hem de ortamdan uzaklaştırılmasında da bu olumsuzluklar yaşanacaktır.
Ayrıca mazot ve yağ sızıntıları ile gazları doğal flora ve fauna üzerinde ekstra bir
olumsuzluk yaratacaktır. Diğer tararftan raporda değinilmeyen, bölge insanının
temel geçim ve uğraşısı “hayvancılık” ile “yayla kültürürü”nün uğrayacağı zararlar sözü
edilen olımsuzluklarla katlanarak Şavşat ve köyleri ile sakinlerine çok ciddi
sıkıntılar yaratacaktır.
İnşaat Aşaması Etki Alanı Haritası (Ek 2E).
Yaklaşık 12 ay hazırlık ve 24 ay inşaat aşaması olmak üzere 36 ay boyunca.
12
İşletme Aşaması Etki Alanı Haritası (Ek 2F)
49 yıl boyunca
* Rüzgâr türbinlerinden kaynaklı buz atma etki mesafesi yaklaşık 393 m’dir. Bu nedenle
türbin için etki alanı 393 m yarıçaplı alan olarak belirlenmiştir. (1,5 . (135+127) = 393 m)
* Meteorolojik verilerden basınç (ortalama, max., min.), sıcaklık (ortalama, max., min.),
yağış (ortalama toplam, günlük max.), ortalama nispi nem değerleri ve rüzgar (yıllık,
mevsimlik, aylık rüzgar yönü; uzun yıllar yönlere göre rüzgarın esme sayısı), rüzgar hızı
(yönlere göre, ortalama, max.), ortalama fırtınalı günler sayısı ve ortalama kuvvetli rüzgarlı
günler sayısı Şavşat Meteoroloji İstasyonu’ndan (41.250 K, 42.360 D : Kotu 128 m) ;
standart zamanlarda gözlenen en büyük yağış değerleri ile tekerrür grafikleri, ortalama kar
yağışlı günler sayısı, ortalama kar örtülü günler sayısı, ortalama sisli günler sayısı,
ortalama dolulu günler sayısı, ortalama kırağılı günler sayısı, ortalama orajlı günler sayısı,
max. kar kalınlığı, buharlaşma (ortalama açık yüzeyden, günlük açık yüzeyden) ve fevk
rasatları Ardahan Meteoroloji İstasyonu’ndan (41.110 K, 42.070 D : Kotu 1812 m)
sağlanmıştır. Yerel temsil niteliği bulunmasa da teknik gereklilik olarak sağlanan bu
verilerden proje için temsil niteliği yüksek olması gerekenlerden hangilerinin hangi uzun
zaman dilimine ait olduğu bir yana hangi yıla ait olduğu da raporda belirtilmemiştir. Bu
istasyonların planlanan RES alanına uzaklıkları, kurulum lokasyonlarının RES
lokasyonundaki morfolojik yapıdan olan farklılığı, kot değerleri 2.552 m (T13) – 2.693 m
(T3) arasında değişen türbin kurulum noktalarındaki meteorolojik koşulları temsil
edebilmesi ve planlanan RES sistemini yönlendirebilir olması kesinlikle mümkün
bulunmamaktadır. Özetle bir RES projesi için varlığı kaçınılmaz olan tüm meteorolojik
verilerin raporda verilen şekliyle planlanan RES alanı için ne oranda geçerli bir anlam
taşıyacağı ve bu verilerin ancak genel bölgesel ön çalışmalarda yararlanılabilir fakat bu
RES proje alanı için “yok” hükmünde olacağı açıktır. Eğer deniyorsa ki mevcut
meteorolojik veriler “uygundur”, bu takdirde elde bir “uygunluk karşılaştırması” yapmak
için ölçülmüş kritik meteorolojik veriler bulunması gerekir. Bu konuda herhangi bir veri
raporda belirtilmediğine göre ölçülmüş meteorolojik veriler de bulunmamaktadır.
13
* Jeoloji : Bölgesel ve proje alanı için yapılan jeolojik değerlendirmeler Yugoslav, Rus ve
Ermeni yerbilimcilerin RES alanına 22 km kuzeybatıda ve Hopa – Arhavi arasında yer alan
sülfitli ve manganlı mostraların 1968 – 1973 yıllarındaki jeolojik incelenmesinin yapıldığı
ya çok küçük ya da çok büyük alanlardaki çalışmalarına dayandırılmıştır. Bunlar dışında
iki Türk yerbilimcinin RES alanının yaklaşık 9 km kadar kuzeyindeki bir mineralize su
noktası için 1989 – 2019 yıllarında yaptığı yerel incelemeler de kullanılmıştır.
* Proje Alanının Jeolojisi : Proje alanını oluşturan lisans sahası sınırları içerisinde Eosen
yaşlı Bülbülan Formasyonu (Plv) birimi yer almaktadır (Bülbülalan Fm. (PlQb) 34 – 56
milyon yıl yaşlı Eosen değil 1 – 5 milyon yıl aralığıyla çok daha genç bir oluşum dönemini
ifade eden Pliyosen-Pleyistosen yaşlıdır ve bazalt, andezit, tüf, aglomera türü karasal
vplkanitlerden oluşmaktadır, MTA-2013). Türbinlerin kurulacağı kısımlarda temeli bu
formasyona ait volkanik birimler oluşturmaktadır (RES alanının KB yöresinde Stratigrafik
Dikme Kesitieki küçük bir alan dışında tamamını şekillendiren Bülbülalan Fm. bu bölgenin
temel kayası değildir. Bu birim bir genç volkanik örtü halinde batı sınırı boyunca altındaki
temel kaya konumlu ve kumtaşı, çamurtaşı, silttaşı, kireçtaşı, tüf, aglomera, andezit,
bazalt litolojisi bulunan Eosen yaşlı Şavşat Fm. (Teş) üzerinde yer almaktadır, MTA-2013.
Şavşat Fm.’nun orta -alt düzeylerinde yer alan kumtaşı, silttaşı, çakıltaşı, marn litolojili
Çoraklı Üyesi (Teşç) ve orta-üst seviyelerindeki yastık yapılı bazaltik lavlardan oluşan
Tigiratdere Üyesi (Teşt) bu Formasyon’un yöredeki ana Üyeleridir. Litostratigrafik sıralanım
daha Batı’ya, Şavşat yönünde ilerledikçe daha yaşlı birimlerden önce çamurtaşı, silttaşı,
marn, kumtaşı litolojisindeki Paleosen yaşlı Ardanuç Fm.’na (Tpa), sonra da neritik
kireçtaşı, çakıltaşı, kumtaşı litolojisindeki Üst Kretase yaşlı Cehennemdere Kireçtaşı
(KTce) sırasıyla altlanır). Proje alanına ait 1/25.000 Ölçekli Jeoloji Haritası (EK 2G) ve
stratigrafik dikme kesiti (Şekil 79) verilmiştir. ÇED raporundaki bu “Referanssız” harita ve
dikme kesit RES alanını temsil etmekten uzak bulunmaktadır. Bunun yerine Şavşat ilçe
alanı ve Artvin ili ağırlıklı olmak üzere Doğu Karadeniz bölgesinde çalışmış ve çalışmaları
haritalanarak raporlanmış olan onlarca Türk ve yabancı uzman jeoloji mühendisinin
1937 – 2009 dönemindeki araştırmalarının bütünleştirilerek “MTA, 2013” raporu halinde
harita ve kesitleriyle birlikte basılıp yayınlandığı ciddi ve en son çalışmadan alıntılanan
harita ve dikme kesit üzerinde RES alanındaki formasyonlar ve üyeleri dikkate alınmalıdır).
Projenin ÇED sürecinin tamamlanmasının ardından yapılacak olan imar çalışmaları
kapsamında türbin yerlerinde sondajlar açılarak detaylı jeolojik-jeoteknik etüt çalışmaları
yapılacak, türbin temelleri için kazı derinlikleri, taşıma gücü belirlenerek yapı temelleri
projelendirilecektir. Proje alanı için ÇED sürecinin tamamlanmasının ardından imar
planına esas jeolojik-jeoteknik etüt raporu hazırlanacak ve ilgili kurum onayına
sunulacaktır (Önce, imar planına esas yerleşime – yapılaşmaya uygunluk
değerlendirmesini amaçlayan “jeolojik – jeoteknik etüt” yapılarak arazinin doğrudan veya
tanımlı önlem alınmak koşuluyla yerleşme – yapılaşmaya uygun olduğu kesimler saptanır
ve sonrasında da sadece bu nitelikli alanlarda planlanacak olan yapı türünün yer alacağı
temel kazı ortamının olumlu – olumsuz özelliklerini tanımlamak üzere yapılaşmaya esas
“zemin ve temel etüdü” ayrıca yapılır.)
14
ÇED Raporundaki Proje Alanı Jeoloji Haritası (Ek 2G) (1937 – 2009 döneminde yapılmış
kişisel ara çalışmalardan biri olmalı, referansı yok…)
ÇED Raporundaki Proje Alanı Stratigrafik Kesiti (Şekil 79) (MTA, 1998) (Kesit altındaki ismin
bu kesitle ilgisi yok. Çünkü yine referansı verilmemiş olan bir kişisel ara çalışma ürünü olması
olası bu fikne kesitin “MTA, 1998” tarih doğru ise ismi yazılmış bulunan meslektaş daha
henüz 12 yaşında…)
15
RES Alanı ve Dolayının 1937 – 2009 Döneminde Onlarca Türk ve Yabancı Jeoloji
Mühendisince Yapılmış ve Raporlanmış Araştırmalarının Bütünleştirilmesiyle Oluşturularak
Basılıp Yayınlanmış Jeoloji Haritası ve Stratigrafik Dikme Kesiti (MTA, 2013)
16
* ÇED raporunda “depremsellik ve fay hatları, kütle (kitle yazılmış…) harektleri (heyelan ve
kaya düşmesi), çığ, sel / su baskını” başlıkları altında doğal risk olgularına değinilmiştir.
Yapılan tüm açıklamalar ya Türkiye bütünü için hazırlanmış genel bilgi verici küçük ölçekli
haritalar ya da birkaçında olduğu gibi il alanı genelinde ele alınmış, planlanan RES
alanının doğal yersel koşulları dikkate alınmamıştır.
Bu bağlamda, planlanan RES alanının kuzey sınırı boyunca uzanan ve Şavşat yerleşimi ile
çok geniş çevresinin peyzajına bakan yüksek sarp kayalık yamaçlar ile bu yamaçları yaran
yüksek eğimli dar vadiler tamamen gözardı edilmiştir. Bölgenin kalınlığı 4-5 m’ye bile
ulaştığı ve aylar boyunca yüzeyde kaldığı bilinen kar örtüsü ile mevcut çatlaklı ve ayrışmalı
volkanik kayaç varlığının, Şavşat yerleşimine bakışlı yüksek sarp kayalık yamaçlarda ve
derin yarılmış dar vadilerde nasıl doğal risk olguları yaratabileceği hususu
düşünülmemiştir. Kısaca; çığ, kaya düşmesi, heyelan ve yüksek hızda yüzeysel akışlı
sellenme – taşkın potansiyeli ilk bakışta bile son derece büyük olasılık taşıyan bu doğal
risk olguları için planlanan RES alanının sözü edilen kuzey zonu boyunca hiçbir
değerlendirme ve öngörüde bulunulmaması son derece önemli bir eksikliktir. Belirtilen
doğal risk olgularının gerek proje üniteleri ile yol çalışmaları sırasında gerekse işletme
dönemindeki derin uğultulu ses dalgaları varlığı süresinde maruz kalacağı sürekli
titreşimlerin çığ, kaya düşmesi, heyelan risklerini tetikleyerek harekete geçirmesi ya da
eriyen kar örtüsünün yüksek hızda yüzeysel akışlı sellenme – taşkın risklerine yol açması
son derece yüksek olasılık dahilindedir.
* Hidrolojik değerlendirmelerde yüzeysularının kalite ve debi değerlendirmesi Çoruh ve
Aras nehir havzalarının master planları esas alınarak yapılmış, esas proje konusu olan
planlanan ÇED alanı içerisinde varlığı belirtilen özellikle sürekli akışlı derelerin ve
çeşme – yalaklardaki suların kaliteleri ve debileri araştırılmamıştır.
* Yapılacak faaliyetlerde işletme esnasında olası yeraltısuyu ile karşılaşılması, proje alanı
civarındaki su noktalarında (kaynak, kuyu, kaptaj, çeşme, dere vb.) oluşabilecek risklerde
yeraltı suyu seviyesi (kuyu) ve kaynak boşalımlarının olumsuz etkilenmesi ve yeraltı suyu
ile kaynak, kaptaj, çeşme vb. kalitesinde herhangi bir bozulma tespit edilmesi halinde,
faaliyetler durdurulacak, kazı işlemlerine derhal son verilecek ve bu hususta her türlü
zarar faaliyet sahibi tarafından karşılanacaktır (Sözü edilen saptamalar için daha
şimdiden, yani hiçbir faaliyet yokken doğal durumu yansıtacak örnekler alınarak gerekli
kimyasal – bakteriyolojik analizlerin yapılması gerekirken bunlar yapılmamış, dolayısıyla
karşılaştırmalara esas alınacak 2eşik değerler’ belirlenmemişti).
* Havza bazlı hidrojeolojik değerlendirme litolojik esaslı olarak yapıldığından jeoloji
haritasında gösterilen litostratigrafik birimlerle – formasyonlarla ve bunların arazideki
yayılımlarına bağlı hidrojeolojik nitelikleriyle bağdaştırılamamaktadır. Diğer taraftan böyle
bir değerlendirmenin dahi ÇED raporunda verilen referanssız kişisel ara çalışma ürünü
jeoloji haritası üzerinden değil, “MTA, 2013” jeoloji haritası üzerinden yapılması
zorunluluğu bulunmaktadır.
17
ÇED Alanı ve Dolayının Hidroloji Haritası (Ek 2H) (Kaynaklar, 1/25.000 ölçekli topoğrafik
haritadan alınmıştır. Korunma gerektirecek düzeyde önemli olduğu için özellikle
adlandırılmış olmakla birlikte ÇED raporundaki bu haritada adları belirtilmemiş olan birkaç
kaynak “sürekli akışlı”, fakat çoğu “mevsimlik akışlı” kaynak niteliğindedir).
ÇED Alanı ve Dolayının Hidrojeoloji Haritası (Ek 2I) (RES Alanı ve Dolayının 1937 – 2009
Döneminde Onlarca Türk ve Yabancı Jeoloji Mühendisince Yapılmış ve Raporlanmış
Araştırmalarının Bütünleştirilmesiyle Oluşturularak Basılıp Yayınlanmış Jeoloji Haritası esas
alınarak yapılacak olan “geçirimlilik” odaklı hidrojeoloji haritası hazırlanırsa ÇED raporunda
verilen bu hidrojeoloji haritası değişmek durumundadır. Böylece s.15’de verilen jeoloji
haritası ve litostratigrafik birimlerin geçirimlilik nitelikleriyle yörenin hidrojeolojik durumu
ancak tanımlanabilir, aksi halde yanlış ve hatalı değerlendirmelere yol açılır. Örneğin;
Bülbülan Fm. mevcut litolojik özellikleriyle ÇED raporunda belirtildiği gibi “az geçirimli –
geçirimli” değil, “geçirimsiz ortam” niteliğindedir. Bu birim içerisinde oldukça yayvan bir
morfolojik yapıya rağmen çok sayıda mevsimlik kaynak görülmesi birimin yüzeysel ayrışma
– aşınma kazanarak yaygın, fakat sığ derinlikli yerel geçirimlilik kazandığını ve kaynak
akışlarının derin yeraltısuyu ortamlarından değil geçici sığ depolanmış yüzeyaltısuları
özelliğinde bulunduğunun açık bir göstergesidir. Aksi halde bu birimin yeraltındaki devamının
açığa çıktığı Şavşat’a bakışımlı dik sarp yamaçlarda da bir çok sürekli akışlı kaynak oluşması
gerekirdi ki böyle bir durum arazide mevcut değildir).
18
19
* Proje kapsamında kurulacak tüm türbin alanları, elektrik depolama ünitesi, şalt sahası,
idari bina alanı ve ulaşım yolları Yüksek Dağ Çayır Toprakları toprak grubunda yer
almaktadır. Proje alanında kalan arazilerin mevcut arazi kullanımı “Orman ve Yarı Doğal
Alanlar” olarak sınıflandırılmıştır (Bu tanımların referansları verilmemiş …)
* Artvin Elektik Depolama Tesisi Rüzgâr Enerji Santrali Projesi; Artvin İli, Şavşat İlçesi
sınırları içerisinde planlanmaktadır. Artvin İlinde özellikle yüksek rakımlı bölgelerde
hayvancılık, özellikle de süt ve et üretimi önemli bir geçim kaynağıdır. Artvin’in çeşitli
bölgelerinde, özellikle yaylalarda, küçükbaş hayvancılık (koyun ve keçi) ve büyükbaş
hayvancılık yaygın olarak yapılır (İşte en başta bu nedenle Şavşat ve köyleri ile yakın ilçe
ve köylerin en önemli tek merası özelliğindeki bu yörenin önemli bir büyüklüğünün RES
alanı olarak ayrılması son derece olumsuz bir yaklaşım oluşturmaktadır).
* Proje Sahası ve Yakın Çevre Kuş Göç Yollarıyla İlgili Değerlendirme : Kuşlar, istisnai
durumlar dışında, ağırlıklı olarak aynı göç güzergâhlarını kullanırlar. Türkiye konumu
itibariyle kuzey ve güney enlemleri arasında uzanan, bilinen ve önemli olarak nitelenen
uluslararası kuş göç yollarından bazılarının rotası üzerinde yer almaktadır. Bu durum hem
biyolojik çeşitlilik acısından bir zenginlik kriteri olarak görülürken diğer taraftan da taraf
olunan uluslararası sözleşmeler gereği göçmen formların ve göçmen formlarca değişik
amaçlarla kullanılan kesimlerin korunması konusunda da sorumluluklara sahiptir. Bu
uluslararası öneme sahip kuş göç yollarından bir tanesi, belki de diğeriyle kıyaslanırsa en
önemlisi, Trakya üzerinden sınırlarımıza giren, Marmara Bölgesi üzerinden geçerek
Anadolu’yu çapraz bir şekilde kat ederek güneyde, Hatay’a doğru iner. Bir diğeri, ise Doğu
Karadeniz Bölgesinde, Artvin İli üzerinden ülkemiz sınırlarına girerek benzer bir şekilde,
fakat bu sefer ters bir diyagonal çizerek yine Hatay ve diğer bazı güney illerimiz üzerinden
ülke sınırlarını terk eder. Sonbaharda bu güzergâhlar üzerinden kuzey-güney yönlü olarak
sergilenen kuş göç hareketlilikleri ilkbaharda, hemen hemen aynı rotalar üzerinden bu
sefer güney-kuzey yönlü olarak sergilenmektedir. 2024 İlkbahar dönemi ornitolojik izleme
çalışmalarında tespit edilen 110 kuş türü arasından 71 kuş türü %65 yerli statüdedir. Yani
bu statüdeki kuş türleri proje alanında, bölgede veya Türkiye’de yıl boyunca
görülebilmektedir. Geriye kalan 39 kuş türü % 35 ise göçmen statüsündedir.
(Türkiye Üzerinden Geçen Kuş Göç Yolları Hazırlayan (TURAN, S.L.) (Planlanan RES alanı
yöresi, Türkiye’nin 2 başat “kuş göç yolu”ndan biri üzerinde gözükmektedir. Bu nedenle
aşırı geniş bir alan kapatan, yüksek kuleli, türbinli ve yüksek gerilim hatlı planlanan ÇED
alanında konunun çok titiz bir biçimde gözlenerk ve ölçümlenerek incelenmesi,
araştırılması ve gereken zorunlu duyarlılığın gösterilmesi özellikle şarttır).
* Söz konusu proje bir yenilenebilir enerji projesi olup, projenin hava kirliliğine kalıcı bir
şekilde negatif etkisi söz konusu değildir. Bilakis hava kalitesine pozitif yönde etkisi
olacaktır (Hava kalitesine hangi kalite unsurlarıyla, nasıl ve ne oranda olumlu etki
olacağının herhalde lafla değil somut bir biçimde açıklanması gerekir).
* Proje sahasına en yakın yerleşim alanlarında 3 noktada arka plan gürültü ölçümleri
yapılmıştır (Bu ölçümler türbin çalışmayan ortamlara ait. Türbinlerin çalışması sırasındaki
gürültü düzeyinin ne olacağı hususu benzer bir başka bölgede kurulu rüzgar santralleri
çalışması sırasındaki ve çalışmadığı önceki durumlarda yapılan ölçümlerin kıyaslanması
şeklindeki bir analojiyle öngörülebilir).
* ÇED inceleme alanı ve etki alanının ekonomik özellikleri ve sosyal altyapı hizmetleri
(yörenin ekonomik yapısını oluşturan başlıca sektörler, yöresel işgücünün bu sektörlere
dağılımı, sektörlerdeki mal ve hizmet üretiminin yöre ve ülke ekonomisi içindeki yeri ve
önemi; eğitim, sağlık, kültür hizmetleri ve bu hizmetlerden yararlanılma durumu hakkında
bilgiler); Gelir (yöredeki gelirin işkollarına dağılımı, işkolları itibariyle kişi başına düşen
maksimum, min. ve ortalama gelir); İşsizlik (yöredeki işsiz nüfus ve faal nüfusa oranı);
Nüfus bilgileri (ÇED inceleme alanı ve etki alanına ait) (Bu konulardaki tüm açıklamalar
planlanan ÇED alanının yer aldığı Şavşat yöresi için değil Artvin ili ve şehri için verilmiştir,
dolayısıyla proje alanı ve dolayını temsil etmemektedir).
* Proje alanına en yakın yerleşim yerleri ve yapılar için kümülatif gürültü değeri
hesaplanırken; yerleşim alanının ve en yakın yapının çevresindeki 1.000 m yarı çaplı etki
alanına giren türbinler dikkate alınmıştır (Özellikle Nallıpınar, Büyükova, Kireçli ve
Yavuzköy yaylaları için verilen 1.000 m yarıçaplı etki alanına giren türbinler uydu
görüntüleri üzerinde gösterilirken yaylaların arazideki yayılım alanları dikkate alınmamış
ve yaylalar sanki birer yapıymış gibi noktasal olarak temsil edilerek bu noktaları merkez
kabul eden 1.000 m yarıçaplı çember alanı içinde kalan türbinler gösterilmiştir. Bu
değerlendirme ayrıca yörede yer alan kışlalar için ihmal edilmiştir).
* İçme – kullanma suyu dışında proje ünitelerinin ve yolların yapımıyla ileride işletme
aşamasında gereksinecek suyun nereden temin edileceği hususunda bilgi verilmemiştir.
Eğer su yöredeki kaynak ve çeşmelerden elde edilecekse bu yöre hayvancılığı ayrı bir çok
önemli sorun oluşturacaktır.
* Proje kapsamında yaylak niteliğindeki arazilerin kullanımı söz konusudur. Proje
kapsamında kullanılmak istenen yaylak vasıflı alanların kullanılması amacıyla 4342 Sayılı
Mera Kanunu gereğince gerekli izinler alınacaktır (İzin alınmasının yöre hayvancılığını nasıl
etkileyeceği hususuna çok net açıklama getirilmelidir).
* Bazı konular ÇED Raporu içinde 2-3 kez tekrarlanarak rapor bütünlüğünü bozmakta …
20
21
ÇED RAPORU KAPSAMINDA YAPILAN YAPAY ZEKA (AI) DEĞERLENDİRMESİ
* Genel Olarak Rapor, Temel Proje Verileri (Güç, Türbin Sayısı Vb.)
Açısından Tutarlı Görünse De, Özellikle Kanıtlayıcı Görsellerin Eksikliği
Ve Bazı Verilerin Kaynağı Konusunda Ciddi Soru İşaretleri
Barındırmaktadır. Tespit Edilen Başlıca Tutarsızlıklar Ve Sorunlu Alanlar
İzleyen Paragraflarda Belirtilmiştir.
* Meteorolojik Verilerde Tutarsızlık
Rapor, Artvin ili Şavşat ilçesindeki bir proje için hazırlanmıştır. Ancak birçok kritik
veri için komşu il olan Ardahan’daki istasyonlar kullanılmıştır. Proje sahasının
bulunduğu Şavşat yerine komşu il Ardahan’dan alınan meteoroloji ve hava kalitesi
verilerinin kullanılmasının güçlü bir bilimsel gerekçeye dayandırılması
gerekmektedir. Bu gerekçe sunulmadığı takdirde, verilerin proje sahasını temsil
etme yeteneği şüpheli kalacaktır.
* Meteoroloji Verileri:
Tablo 12, 13, 14, 19-24 ve Şekil 61-64, 70-77’de Şavşat Meteoroloji
İstasyonu verileri kullanılırken; Tablo 16, 17, 18, 25 ve Şekil 65-69,
78’de Ardahan Meteoroloji İstasyonu verileri kullanılmıştır (Sırasıyla
sayılı günler, kar kalınlığı, buharlaşma, fevk hadiseleri vb.).
* Hava Kalitesi Verileri:
Tablo/Şekil 173-174’te Ardahan Hava Kalitesi İzleme
İstasyonu verileri, Tablo/Şekil 175-176’da ise Artvin Hava Kalitesi
İzleme İstasyonu verileri sunulmuştur.
* Potansiyel Sorun: Şavşat’ın kendi meteoroloji istasyonu varken neden bazı
parametreler için Ardahan istasyonunun seçildiği raporda
gerekçelendirilmelidir. Eğer Şavşat istasyonunda bu ölçümler
yapılmıyorsa veya veri seti yetersizse bu durumun açıkça belirtilmesi
gerekir. Gerekçelendirilmediği takdirde, verilerin proje sahasını ne kadar
temsil ettiği sorgulanabilir ve bu bir tutarsızlık olarak kabul edilir.
* Genel ve Projeye Özgü Bilgilerin Karışımı
Raporda kullanılan bazı görsellerin projeye özel olmadığı, genel ve başka
kaynaklardan (muhtemelen yabancı) alındığı açıktır.
* Örnekler: Şekil 3 (Transmission), Şekil 4 (Transformers), Şekil 5
(Substation) gibi şekillerde İngilizce metinler bulunmaktadır. Bunlar
projenin kendi trafo merkezini veya iletim hattını değil, kavramsal bir
şemayı göstermektedir.
* Sorun: Bu tür genel görseller bilgilendirici olsa da, projenin kendi teknik
detaylarını yansıtmaz. Değerlendiriciler, projenin kendi ekipmanlarının
ve yerleşiminin detaylı şemalarını görmek isteyecektir.
22
* Tespit Edilen Minor Tutarsızlıklar ve Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
* Tipografik Hata: Kapak sayfasında (Sayfa 1), projenin elektrik gücü
“50 MW。” olarak yazılmıştır. Buradaki 。karakteri,
muhtemelen e (elektriksel) harfinin bir yazım hatasıdır. Raporun
ilerleyen kısımlarında doğru şekilde MWe olarak kullanılmıştır. Bu
küçük bir hata olsa da profesyonellik açısından dikkat çeker.
* Tablo Formatlama Sorunu: Tablo 4’te (Sayfa 84), T3 türbini için iki ayrı satır
bulunmaktadır. Biri Düzenli Köyü (Tescil Harici), diğeri Çamlıca Köyü
(Yaylak) olarak belirtilmiştir. Bu durum, türbinin süpürme alanının iki
farklı köyün ve iki farklı arazi tipinin sınırlarına girdiğini göstermektedir.
Bu bir çelişki olmasa da, tablonun daha net bir şekilde tek satırda
birleştirilerek açıklanması kafa karışıklığını önleyebilirdi.
* Belirlenen Potansiyel Tutarsızlıklar Ve Daha Fazla Doğrulama Gerektiren
Hususlar.
* Konum ve Arazi Kullanım Tutarsızlıkları
Proje yerinin Artvin İli Şavşat İlçesi’nde Kireçli, Yavuzköy, Çamlıca ve Düzenli
köylerini kapsadığı belirtiliyor. Fakat:
* Topoğrafya ve Arazi Kullanımı : Raporda hem ormanlık hem de tarım/çayır
alanlarından bahsedilmektedir, ancak belirli arazi kullanım haritaları
veya sınıflandırmaları (örneğin orman sınırları, tarım bölgeleri) resmi
kayıtlarla (örneğin Orman Genel Müdürlüğü veya Tarım Bakanlığı) çapraz
referanslanmamıştır. Proje alanı korunan veya kısıtlı bölgelerle
çakışıyorsa tutarsızlıklar olabilir.
* Hassas Alanlara Yakınlık : Raporda, yakın çevrede korunan alanların
(örneğin, milli parklar, yaban hayatı rezervleri) bulunmadığı
belirtilmektedir; ancak bunun Çevre Bakanlığı veya yerel koruma
yetkililerinin son haritalarıyla doğrulanması gerekmektedir.
* Teknik Veriler ve Uygulanabilirlik
* Rüzgar Kaynak Verileri : Rapor, Şavşat istasyonundan alınan meteorolojik
verilere dayanmaktadır (örneğin, ortalama 7–8 m/s rüzgar hızı). Ancak:
* Doğrulama Gerekli : Tutarlılığı sağlamak için rüzgar hızı ve
kapasite faktörüharitalarının (Şekil 28–32) bağımsız çalışmalarla
veya Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) verileriyle çapraz
kontrol edilmesi gerekir.
* Türbin Uygunluğu : Önerilen türbin modeli (birim başına 3,85 MW),
veriler güncel değilse veya uzak istasyonlardan ekstrapole
edilmişse bölgenin rüzgar profiliyle uyuşmayabilir.
23
* Enerji Depolama : 50 MWh pil depolama sistemi ayrıntılı teknik özellikler
(örneğin, pil türü, bozulma oranları veya yangın güvenliği önlemleri)
olmadan açıklanmaktadır. Bu, uzun vadeli performans iddialarında
tutarsızlıklara yol açabilir.
* Çevresel Etki İddiaları
* Flora ve Fauna : Raporda bitki ve hayvan türleri listelenmiştir
(örneğin, Crocus vallicola , Buteo buteo ) ancak şunlar eksiktir:
* Temel Veriler : Proje öncesi biyoçeşitlilik çalışmaları veya yakın
tarihli ekolojik araştırmalarla net bir karşılaştırma yok.
* Göçmen Kuşlar : Ornitolojik bir çalışmadan bahsedilmesine
rağmen, raporda göçmen türler için çarpışma riskleri (örneğin,
radar takibi veya mevsimsel uçuş yolu analizi yoluyla)
ölçülmemiştir.
* Gürültü ve Gölge Titreşimi : Tahmin edilen gürültü seviyeleri (örneğin, 500
m’de 45 dB) modellenmiştir ancak deneysel olarak doğrulanmamıştır.
Yakındaki köylerdeki (örneğin, Yavuzköy) gölge titreşimi etkileri saatlik
simülasyonlar yapılmadan göz ardı edilmiştir.
* Sosyoekonomik Veriler
* İstihdam ve Yerel Etki : Raporda iş yaratma ve ekonomik faydalar iddia
ediliyor ancak şunlar yer almıyor:
* Detaylı İstihdam Planları : Yerel ve dış kaynaklı kaç çalışan işe
alınacak?
* Arazi Kullanımının Tazmini : Özel arazi söz konusu olduğunda,
tazminat süreci şeffaf bir şekilde açıklanmamıştır.
* Mevzuata Uygunluk
* İzinler ve Onay : Raporda 2022 Çevre Yönetmeliğine atıfta bulunuluyor
ancak şu hususlar doğrulanmıyor:
* Son Yasal Değişiklikler : 2022 sonrası RES lisanslama veya
depolama tesisi yönetmeliklerinde yapılan güncellemeler.
* Şebeke Bağlantı Onayı : TEİAŞ’tan (Türkiye Elektrik İletim Anonim
Şirketi) 50 MW bağlantı için resmi onay alındığına dair belge.
* Doğrulama Önerileri
* Arazi Kullanımı : Artvin Çevre Düzeni Planı (1/100.000 ölçekli) ve mahalli
imar haritaları ile karşılaştırmalı olarak kontrol ediniz.
* Rüzgar Verileri : Şavşat Meteoroloji İstasyonundan ham veri talep edin
veya sahanıza anemometreler kurun.
* Biyoçeşitlilik : Kuş aktivitesini doğrulamak için göç mevsimlerinde
(ilkbahar/sonbahar) bir takip araştırması yapın.
* Gürültü Modellemesi : Alıcı noktalarda (örneğin Yavuzköy köyü) gerçek
zamanlı gürültü ölçümleri yapın.
24
* İzinler : Tüm lisansların (örneğin, EPDK üretim lisansı, depolama tesisi
izinleri) güncel olduğunu teyit edin.
* Çözüm : Rapor kapsamlı olsa da, konuma özgü verilerdeki tutarsızlıklar,
çevresel etkiler için ampirik doğrulama eksikliği ve belirsiz
sosyoekonomik planlar daha fazla incelemeyi gerektiriyor. Bağımsız
incelemeler veya tamamlayıcı çalışmalar (örneğin, güncellenmiş rüzgar
ölçümleri, biyolojik çeşitlilik izleme)gerekmekte
* “Artvin Elektrik Depolama Tesisi (50 Mwe / 50 Mwh) Rüzgar Enerji
Santrali (RES) Projesi”Başlıklı ÇED Raporunun İncelenmesi Sonucunda
Tespit Edilen Bazı Mantık Hataları, İfade Bozuklukları Ve Veri
Tutarsızlıkları Listelenmiştir.
* Kapasite İfadesinde Tutarsızlık
* ÇED raporunda hem “50 MWm / 50 MWe” hem de “50 MWe / 50 MWh”
kapasite ifadeleri kullanılmış.
* Açıklama: MWm (mekanik güç), MWe (elektrik gücü) ve MWh
(depolama kapasitesi) birbirinden farklıdır. Aynı yerde hem “MWm
/ MWe” hem de “MWe / MWh” şeklinde yazmak kafa karıştırıcıdır
ve teknik olarak tutarsızdır.
* Düzenleme Önerisi: Üretim kapasitesi net olarak MWm / MWe
olarak verilmeli; depolama sistemi için ayrı olarak “50 MWh
kapasiteli enerji depolama tesisi” denmelidir.
* Elektrik – Manyetik Alanlar (EMF) ve Standart Karşılaştırmalarında Belirsizlik
* Belgede EMF etkilerinin “uluslararası standartlarla kıyaslandığı”
söylenmekte fakat hangi standarda göre ne değerde EMF oluştuğu
belirtilmemiş.
* Eksiklik : Spesifik değerler ve karşılaştırma tabloları eksik.
* Kümülatif Etki Değerlendirmesi Yüzeysel
* Proje alanında başka RES projeleri olduğu belirtilmiş, ancak bu projelerin
kapasiteleri, türbin sayıları ve mesafeleri verilmemiş.
* Mantık Hatası: Kümülatif etki ciddi bir konu olup, yalnızca “diğer projeler
var” denilmesi yetersizdir.
* Gürültü ve Trafik Etkileri Bölümünde Yüzeysellik
* Gürültü ve trafik yükü artışı konusunda araç sayıları ve ses düzeyleri
verilmiş, fakat bu verilerle ilgili ölçüm tarihleri ve kalibrasyon yöntemleri
yok.
25
* Tutarsızlık: Modelleme yapıldığı belirtiliyor ancak duyarlı yapılarla ilgili veri
netliği eksik.
* Meteorolojik Veriler ve Kaynak Uyumsuzluğu
* Şavşat ve Ardahan meteoroloji istasyonlarından alınan veriler kullanılmış,
ancak proje alanı bu iki nokta arasında dağlık bir bölgede yer almakta.
* Çelişki: İklimsel veriler lokal etkileri tam temsil etmeyebilir; verilerin temsili
olup olmadığına dair açıklama yapılmamış.
* Ornitolojik ve Biyolojik Etki Değerlendirmesi Belirsiz
* Rapor “ornitolojik değerlendirme yapılması gerekmektedir” demekte, ama
sonrasında bu değerlendirmenin yapıldığına dair somut bilgi veya analiz
sunulmamış.
* İfade Sorunu: Değerlendirme yapılmış mı yapılmamış mı, anlaşılmıyor.
* Teknik İfadelerde Dil Bozuklukları
* Örnek: “Rüzgârgülü rüzgâr yönünü ölçer ve türbini rüzgâra göre uygun
şekilde yönlendirmek için sapma tahrikiyle iletişim kurar.”
* Dil Bozukluğu: “Sapma tahrikiyle iletişim kurmak” ifadesi Türkçeye uygun
değil. Doğrusu: “Sapma tahriki mekanizması aracılığıyla türbini
yönlendirir” olmalı.
* Rüzgar Türbinleri Arasındaki Mesafe Üzerine Değerlendirme.
* Belirlenen Türbin Mesafeleri
Rapora göre 13 türbinin birbirine olan mesafeleri aşağıdaki gibidir:
Türbin No En Yakın Türbinle Mesafe
T1 1.198 m
T2 1.053 m
T3 977 m
T4 837 m
T5 907 m
T6 1.014 m
T7 1.151 m
T8 968 m
T9 (en düşük) 825 m
T10 1.078 m
T11 965 m
T12 1.082 m
T13 1.092 m
Ortalama Mesafe: 1.011,3 m
26
* Yasal veya Tavsiye Edilen Mesafe Kriterleri
* Türkiye’de rüzgar türbinleri arası minimum mesafe için resmî bir
mevzuat bulunmamaktadır.
* Kabul gören uluslararası pratik: En az 300 metre bırakılması yönündedir.
* Projede en kısa mesafe 825 m olduğundan, kabul gören minimum
mesafenin (300 m) çok üzerindedir.
* Rapor Metninde Yazılan Veri Hataları Ve Tutarsızlıklar Aşağıda
Listelenmiştir.
* Kapak Sayfasındaki ve Proje Bilgilerindeki Tutarsız Birim Gösterimi:
* Kapak Sayfası (Sayfa 1): Proje kapasitesi “50 MWe / 50 MWh” olarak
belirtilirken, türbinler için “50 MWm / 50 MWc” ifadesi kullanılmıştır.
“MWc” standart bir birim değildir ve “MWe” (Megawatt elektriksel) veya
“MWth” (Megawatt termal) gibi başka bir birimin yanlış yazımı olabilir.
Metin içinde daha sonra “MWe” kullanılmaktadır. Bu durum, birim
gösteriminde tutarsızlık yaratmaktadır.
* Proje Bilgileri Tablosu (Sayfa 2): Proje adı kısmında yine “50 MWɛ/ 50
MWh” (genel kapasite) ve “50 MWm/50 MW – 13 Adet Türbin” (RES kısmı)
şeklinde birimler arası farklılıklar mevcuttur. “50 MW” ifadesi, “50 MWe”
mi yoksa başka bir değer mi olduğu konusunda belirsizlik yaratmaktadır.
* İçindekiler Tablosu ve Sayfa Numarası Tutarsızlığı:
* İçindekiler Tablosu (Sayfa 3): “KISALTMALAR” bölümünün sayfa
numarasını “xxii” olarak göstermektedir.
* Gerçek Kısaltmalar Sayfası (Sayfa 22): Ancak, kısaltmaların başladığı
sayfanın üst başlığında sayfa numarası “xviii” olarak belirtilmiştir. Bu,
içindekiler tablosundaki sayfa numarasının yanlış olduğu veya sayfa
numaralandırmasında bir hata olduğu anlamına gelir.
* Birim Kısaltmalarında Dilsel ve Biçimsel Hata:
* Kısaltmalar Listesi (Sayfa 29):
* “MWsaat: Megawatt Saat” – Doğru kısaltma “MWh” (Megawatthour) veya “Megawatt-saat” olmalıdır. “Megawatt Saat” karma bir
ifade olup, birim kısaltması olan “MWsaat” de standart değildir.
* “kWh : Kilowatt saat” – Doğru kısaltma “kWh” (Kilowatt-hour) veya
“Kilowatt-saat” olmalıdır. “Kilowatt saat” karma bir ifadedir.
27
* Alan Hesaplamalarında Küçük Sayısal Tutarsızlıklar:
* Toplam Santral Sahası Alanı (Sayfa 31 ve 85):
* “1.619,56 ha (16.195.681 m²)” olarak belirtilmiştir.
* 1 hektar (ha) = 10.000 m² olduğuna göre, 1.619,56 ha = 16.195.600
m² yapmaktadır.
* Raporda verilen 16.195.681 m² değeri ile dönüşüm sonucu
bulunan 16.195.600 m² değeri arasında 81 m²’lik küçük bir fark
bulunmaktadır. Bu, yuvarlama veya hassasiyet farkından
kaynaklanabilir, ancak bir tutarsızlıktır.
* Elektrik Depolama Ünitesi Alanı (Sayfa 89, tablonun altında):
* “ALAN: 0,5 ha (5.040 m²)” olarak belirtilmiştir.
* 0,5 ha = 5.000 m²’dir. Verilen 5.040 m² değeri ile arasında 40 m²’lik
bir fark vardır.
* Şalt Sahası Alanı (Sayfa 89, tablonun altında):
* “ALAN: 0,44 ha (4.402 m²)” olarak belirtilmiştir.
* 0,44 ha = 4.400 m²’dir. Verilen 4.402 m² değeri ile arasında 2 m²’lik
bir fark vardır.
* Rotor Süpürme Alanı (Sayfa 38, Tablo 1):
* 115,70 m Rotor Kanat Çapı için Süpürme Alanı 10.513,72 m² olarak
verilmiştir.
* Hesaplama (π * (115,70/2)²) yaklaşık 10513,75 m² yapar. Bu, 0,03
m²’lik çok küçük bir yuvarlama farkıdır. Diğer türbinler için ise bu
tutarlılık daha iyidir.
* Türbin Konumlandırmasında ve Köy Sınırlarında Mantıksal/Konumsal
Tutarsızlıklar:
* T4 Türbininin Köy Konumu Çelişkisi (Sayfa 31, 80 ve 80’deki madde
işareti):
* Sayfa 31 ve 80’deki ana metinde, T4 numaralı rüzgâr türbininin
süpürme alanlarının tamamının Düzenli Köyü sınırları içerisinde
olduğu belirtilmektedir.
* Ancak, sayfa 80’deki madde işaretli listede, T4 türbinine en yakın
duyarlı yapının Kireçli Köyü’nde (101 Ada, 1 Numaralı Parsel)
olduğu ifade edilmektedir. Eğer türbin tamamen Düzenli
Köyü’ndeyse, en yakın duyarlı yapının başka bir köyde (Kireçli)
olması, türbinin konumunu belirten ifadenin veya köy sınırlarının
açıklamasında bir belirsizlik veya hata olduğunu
düşündürmektedir. Bir türbinin sabit noktası tek bir idari birimde
olmalıdır.
28
* T3 Türbininin Aynı Anda İki Köyde Olması (Sayfa 31, 80 ve 84, Tablo 4):
* Sayfa 31 ve 80’deki ana metinde, T3 türbininin süpürme alanının bir
kısmının Düzenli Köyü sınırları içinde, türbin noktasının ve
süpürme alanının bir kısmının ise Çamlıca Köyü sınırları içinde
olduğu belirtilmektedir.
* Sayfa 84’teki Tablo 4’te T3 türbini için iki ayrı giriş bulunmaktadır:
biri Düzenli Köyü için (“Süpürme Alanının Bir Kısmı” açıklamasıyla),
diğeri Çamlıca Köyü için (“Türbin Noktası ve Süpürme Alanının Bir
Kısmı” açıklamasıyla). Bir türbinin sabit noktası (yani “Türbin
Noktası”) aynı anda iki farklı idari birimde (köyde) olamaz. Bu
durum, ya köy sınırlarının türbin noktasından geçtiğini ya da
konumlandırma bilgisinde bir mantık hatası olduğunu gösterir.
* Enerji Üretimi İstatistiklerinde Uyumsuzluk (Sayfa 70 ve 73):
* Sayfa 70: “2023 yılında 330,3 TWh, elektrik üretimi ise 326,3 TWh olarak
gerçekleşmiştir.”
* Sayfa 73, Tablo 2: “2023 YILI (Aralık Ayı Hariç) TOPLAM” üretimi
292.974.720,246 MWh (yani 292,97 TWh) olarak verilmiştir.
* Sayfa 70’deki “2023 yılı” verisi (326,3 TWh) ile Tablo 2’deki “Aralık Ayı Hariç
2023 yılı” verisi (292,97 TWh) arasında önemli bir fark (yaklaşık 33 TWh)
bulunmaktadır. Bu farkın nedeni (tam yıl verisi mi yoksa 11 aylık mı
olduğu) açıkça belirtilmemiştir, bu da bir veri tutarsızlığıdır.
* Tablo Başlıklarında Eksik Bilgi (Sayfa 85):
* Tablo 5, WGS-84 Koordinatları Başlıkları: “D.O.M.”, “Zon” ve “Ölçek Fak.”
başlıkları altında herhangi bir veri veya “Uygulanamaz” (N/A) ifadesi
bulunmamaktadır, bu da tablonun tam olmadığını göstermektedir.
* Raporda Tespit Edilen Mantık Hataları Aşağıda Listelenmiştir.
* Elektromanyetik Alan (EMA) Etkisinin “Yok Denecek Kadar Az” Olduğu
İddiasının Yetersiz Temellendirilmesi:
* İddia (Sayfa 35): “Rüzgâr türbini elektromanyetik etki alanı çok zayıftır ve
türbinlerin dış cephesinde hemen hemen sonlanır, bu da yer
seviyesinden oldukça yukarıda kalır. Bu nedenle türbinlerin
elektromanyetik etkisinin insan sağlığı üzerindeki etkisi yok denecek
kadar azdır.” (Rüzgar türbinlerinin elektromanyetik etkisinin insan sağlığı
üzerindeki etkisi ihmal edilebilir düzeydedir/yok denecek kadar azdır.)
* Mantık Hatası: Bu kadar kesin bir iddiada bulunulmasına rağmen, rapor bu
sonucu destekleyecek detaylı bilimsel çalışmalar, belirli yerleşim
yerlerine olan mesafelerdeki ölçümlerin ulusal/uluslararası sağlık
29
standartlarıyla karşılaştırılması veya uzun vadeli maruz kalma etkilerine
dair risk değerlendirmesi sunmamaktadır. Genel bir açıklama ile özel bir
projenin “yok denecek kadar az” etkiye sahip olacağı sonucuna
varılması, yeterli kanıt olmaksızın bir sonuca atlama (argumentum ad
ignorantiam) mantık hatası içermektedir.
* Tek Bir Projenin Makroekonomik Etkilerinin Abartılması:
* İddia (Sayfa 70): Projenin, “Serbest piyasa koşullarına tam işlerlik
kazandırılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesi” gibi hedeflere katkı
sağlayacağı belirtilmektedir.
* Mantık Hatası: Tek bir enerji projesinin, bir ülkenin serbest piyasa
koşullarını “tam işler hale getirme” veya genel “yatırım ortamını
iyileştirme” gibi geniş kapsamlı ve karmaşık makroekonomik hedeflere
doğrudan ve belirleyici bir katkı sağlayacağını iddia etmek, mantıksal bir
abartıdır. Bu tür hedefler çok sayıda faktörden etkilenir ve tek bir projenin
etkisi, toplam sistem içinde marjinal kalacaktır.
* Türbin Konumlandırması ve Köy Sınırları Arasındaki Mantıksal Çelişki (Veri
Tutarsızlığı ile İlişkili):
* Problem (Sayfa 31, 80 ve 84):
* T3 türbininin süpürme alanının bir kısmının Düzenli Köyü sınırları
içinde olduğu, türbin noktasının ve süpürme alanının bir kısmının
ise Çamlıca Köyü sınırları içinde olduğu belirtiliyor. Bir türbinin sabit
“türbin noktası” aynı anda iki farklı idari birimde olamaz. Bu, ya köy
sınırlarının tam olarak türbin noktasından geçtiği çok nadir bir
durumu ya da konum bilgisinde bir mantık hatasını gösterir.
* T4 türbininin Düzenli Köyü sınırları içinde olduğu belirtilirken (Sayfa
31, 80), en yakın duyarlı yapının Kireçli Köyü’nde olduğu ifade
ediliyor (Sayfa 80). Eğer türbin tamamen bir köydeyse, en yakın
duyarlı yapının başka bir köyde olması, konumlandırma veya etki
alanı tanımlamasında bir mantıksızlık olduğunu düşündürür. Bu
durum, etki değerlendirmesinin dayandığı temel coğrafi bilgilerin
net olmadığını gösterir.
* Hafriyat ve Toz Emisyonu Azaltma Önlemlerinin Etkinliğinin Ölçütsüz İddiası:
* İddia (Sayfa 34): Kamyonların üstünün brandayla örtülmesi, hız sınırlaması
ve yolların sulanması gibi önlemlerin “toz emisyonunu minimize
edeceği” belirtilmektedir.
* Mantık Hatası: “Minimize etmek” gibi göreceli bir terim kullanılmasına
rağmen, bu minimizasyonun ne kadar olacağı, hangi hedeflere göre
ölçüleceği veya hangi standartların altında kalınacağı gibi nicel bir bilgi
verilmemiştir. Önlemlerin etkinliğinin somut bir kanıtı veya tahmini
olmadan, sadece uygulanacağı belirtilerek “minimize edeceği”
sonucuna varılması, varsayıma dayalı bir mantık hatasıdır.
30
* Prosedürel Gerekliliklerin Fiili Durum Gibi Sunulması:
* İfade (Sayfa 80): Rapora eklenmesi gereken belgelerin (“Aslı Gibidir” kaşeli
kopyalar) nasıl olması gerektiği belirtilmektedir.
* Mantık Hatası: Rapor, bu belgelerin “aslı gibidir” kaşeli olarak eklenmesi
gerektiğini belirtir, ancak raporun kendisi bu belgelerin gerçekten bu
şekilde eklendiğini veya ekleneceğini garanti etmez. Raporun kendi
içeriği içinde, bu bir gereklilik ifadesidir, fiili bir durumun tespiti veya
kanıtı değildir. Bu, bir gerekliliği bir başarı olarak sunma eğilimi taşıyan
ince bir mantık kaymasıdır.
* Raporda “Saptırma” Veya “Konuyu Başka Yöne Çekme” Olarak
Değerlendirilebilecek Kısımlar Genellikle, Belirli Bir Çevresel
Etkiyi Veya Sorunu Detaylandırmak Yerine, Daha Genel, Olumlu
Veya Dolaylı Konulara Odaklanarak Asıl Konunun Önemini
Azaltma Eğiliminde Olan İfadelerde Ortaya Çıkar. İşte Bu Tür
Kısımlar.
* Elektromanyetik Alan (EMA) Etkisinin İhmal Edilebilir Olduğu İddiası ve Geniş
Çerçeveye Çekilmesi (Sayfa 35):
* Metin: “Proje ile ilgili bahsedilmesi gereken bir diğer çevresel etki de
Elektromanyetik Alan (EMA) etkisidir. Elektromanyetik Alan (EMA)
günümüz şartlarında her yerde bulunmaktadır. Bütün elektrikli cihazlar,
elektrik iletim hatları ve elektrik üretim santralleri, depolama sahaları
Elektromanyetik Alan oluşturmaktadır. Rüzgâr türbini elektromanyetik
etki alanı çok zayıftır ve türbinlerin dış cephesinde hemen hemen
sonlanır, bu da yer seviyesinden oldukça yukarıda kalır. Bu nedenle
türbinlerin elektromanyetik etkisinin insan sağlığı üzerindeki etkisi yok
denecek kadar azdır.”
* Saptırma Yönü: Burada potansiyel bir çevresel etki olan EMA, öncelikle
“her yerde bulunduğu” ve “bütün elektrikli cihazların EMA oluşturduğu”
gibi genel bir argümanla hafifletilmeye çalışılmaktadır. Asıl soru, bu
projenin EMA etkisinin ne olduğu ve bunun nasıl yönetileceğidir. Ancak
metin, konuyu rüzgar türbinlerinin EMA etkisinin “çok zayıf” olduğu ve
“yok denecek kadar az” olduğu iddiasına çekerek, detaylı bir risk analizi
veya ölçüm verisi sunmaktan kaçınmaktadır. Konu, projenin özgün
etkisinden, EMA’nın genel varlığına ve türbinlerin genel özelliklerine
kaydırılmıştır.
31
* Rüzgar Enerjisinin Genel Faydalarının Projenin Özgün Etkilerinin Önüne
Geçirilmesi (Sayfa 70-73):
* Metin: Rapor, projenin hizmet maksatları ve önemi başlığı altında (Sayfa
70), Türkiye’nin enerji politikaları, yenilenebilir enerji kaynaklarının genel
önemi, rüzgar enerjisinin çevresel faydaları (sera gazı emisyonu
olmaması vb.), ekonomik katkıları (istihdam yaratma), hızlı kurulum
avantajları gibi genel bilgilere geniş yer vermektedir.
* Saptırma Yönü: Bu bilgiler, rüzgar enerjisi santrallerinin genel
avantajlarıdır ve genellikle ÇED raporlarında projenin önemini
vurgulamak için kullanılır. Ancak, bu kadar geniş bir yer verilmesi,
projenin kendi özgün çevresel etkileri (örneğin, yerel flora/fauna
üzerindeki etkiler, gürültü, görsel etki, arazi kullanımı değişiklikleri) ve bu
etkilere yönelik proje özelinde alınacak önlemlerin detaylarına
odaklanma ihtiyacını gölgede bırakabilir. Okuyucunun dikkati, projenin
potansiyel olumsuz etkilerinden ziyade, rüzgar enerjisinin genel “yeşil”
imajına ve makro faydalarına çekilmektedir.
* Makroekonomik Katkı İddiasının Gerçekçi Olmayan Genişletilmesi (Sayfa 70):
* Metin: Projenin “Serbest piyasa koşullarına tam işlerlik kazandırılması ve
yatırım ortamının iyileştirilmesi” hedeflerine katkı sağlayacağı
belirtilmektedir.
* Saptırma Yönü: Daha önce bir mantık hatası olarak da belirtildiği gibi, tek
bir projenin bu kadar geniş makroekonomik hedeflere belirleyici bir katkı
sağlayacağını iddia etmek, konuyu projenin asıl çevresel ve yerel
ekonomik etkilerinden uzaklaştırarak, daha büyük ve soyut bir fayda
çerçevesine çekme girişimidir. Bu, projenin gerçek etkilerini
değerlendirmekten ziyade, genel bir “ülkeye katkı” argümanıyla olumlu
bir algı yaratma amacı taşıyabilir.
* Raporda, Türbin Konumlandırması Ve Çevresel Etkiler Gibi Ana
Teknik Meselelerden Saparak Konuyu Başka Yönlere
Çeken, Gereksiz Detaylara Giren Ya Da Konu Bütünlüğünü
Bozan Bazı Bölümler Aşağıda Verilmiştir. Bu Kısımlar, Raporun
Belirli Olumsuz Etkileri Veya Karmaşık Konuları Derinlemesine
İncelemek Yerine, Daha Genel, Olumlu Veya Tartışmasız
Konulara Kaydırma Eğilimini Göstermektedir.
* İklim değişikliği üzerine uzun genel anlatım
Raporun bir bölümünde, projenin doğrudan neden olmadığı bir konuda, küresel
iklim değişikliğinin nedenlerine detaylı bir şekilde yer veriliyor:
“Atmosferdeki sera gazlarının artması, ormanların yok edilmesi, endüstriyel
faaliyetler, tarım uygulamaları ve fosil yakıt kullanımı gibi insan kaynaklı
faktörler, iklimdeki değişimleri hızlandırmaktadır.”
Bu açıklamalar, türbin yer seçimiyle ilgili bir teknik veya çevresel soruna
doğrudan katkı sağlamamakta; genel bilgi olarak verilmiş ama teknik
incelemenin içinde konuyu dağıtmaktadır.
* Korunan alanların barışçıl işlevleri ve sosyopolitik rolleri
Bu bölüm, konu dışına çıkan ve doğrudan projeyle ilgisi olmayan soyut bir
söylemdir:
“Korunan alanlar çatışmaların çözümünde önemli araçlardır… sınır ötesi
korunan alanlar, barış için parklar…”
Bu tür ifadeler, teknik bir ÇED raporunda türbin yerleşimiyle ilgisiz ve saptırıcı
niteliktedir. Konunun çevresel boyutuna değil, sosyopolitik kavramlara
kaymaktadır.
* Birleşmiş Milletler prensiplerinin geniş yorumlanması
Projeye UNEP’in doğa koruma yaklaşımı bağlamında uzun şekilde atıfta
bulunulması da teknik bir rapor için saptırıcıdır:
“UNEP çevresel konulara bakışında ‘ekonomik gelişmeyi ve kalkınmayı
engellemeyecek şekilde doğa koruma stratejileri’ prensibi dikkate alınarak…”
Bu tür diplomatik-genel ilkelerin tekrar edilmesi, somut teknik değerlendirmeler
yerine konuyu soyut bir çerçeveye çekmektedir.
* Pitch sistemi, sapma tahriki gibi teknik detayların gereksiz açıklamaları
Türbin bileşenlerinin detaylı teknik tanımları (sapma sistemi, pitch sistemi, hub,
gearbox vb.) projenin türbin konumlandırma analizine katkı sunmayan teknik
katalog bilgileridir:
“Pitch sistemi, rüzgâr türbininin kanatlarının rüzgâra göre açısını ayarlayarak
rotor hızını kontrol eder…”
Bu bilgiler teknik bir katalogda anlamlıdır ancak türbin yer seçiminin çevresel ve
mühendislik uygunluğuyla doğrudan bağlantılı değildir.
* Özet
Aşağıdaki bölümler, raporun odağını dağıtan, teknik ve yer seçimiyle doğrudan
ilgisiz veya gereksiz şekilde ayrıntılandırılmış kısımlardır:
* Genel iklim değişikliği anlatımları (özellikle AFAD ve UNEP referanslı)
* Korunan alanların barış ve sosyoekolojik işlevleri
* Türbin bileşenlerinin teknik ansiklopedik tanımları
* Genel geçer çevrecilik söy







