BİRLEŞEREK KAZANACAĞIZ

ŞAVŞAT’IMIZIN EFKAR TEPESİNE HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM

Facebooktwitterredditpinterestlinkedin

Değerli Hemşehrilerimiz, değerli Şavşatlılar

Şavşat Dernekleri Federasyonu olarak bugünkü  tehlikenin boyutunu anlamış 17  Şubat 2017 günü bir yazı kaleme almış , son cümlesini de ” O halde, gelin hep beraber belediyemize “EFKAR TEPESİNDEN elini çek!” diyelim. O halde, gelin o tepeye, her yere yapılabilecek herhangi bir beton yığını değil, elinde Efkar Tepesi adlı kitabını tutan Fakir Baykurt’un heykelini dikelim.
EFKAR TEPEMİZE DOKUNMA! GELİN HEP BİRLİKTE EFKAR TEPESİNE SAHİP ÇIKALIM! ”   şeklinde bitirmiştik. Haklı olduğumuzun ispatı değil ama bir öngörümüzün olduğunu takdirlerinize bırakıyor, yazının noktasına virgülüne dokunmadan tekrar yayınlıyoruz,

Saygılarımızla,

 

17 Şubat 2017

ŞAVŞAT’IMIZIN EFKAR TEPESİNE HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM

Değerli Şavşatlılar,
Türkiye Cittaslow Sakin Şehir (yavaş şehir) Belediyeler Birliği Genel Kurulu’nu 04.02.2017 tarihinde Şavşat’ta gerçekleştirdi. Bunu takiben Şavşat Belediyesi, Japonya Uluslar arası İşbirliği Ajansı (JICA) gönüllü uzmanları ile DOKA Artvin Temsilciliği iş birliği ile yöresel ürünleri marka olma yolunda bilgilendirme toplantısını 15.02.2015 tarihinde gerçekleştirdiler. Bütün bunlar tabii ki sevindirici haberler. Ancak madalyonun bir de öteki yüzüne bakmamızda yarar var.

Değerli Şavşatlılar,
Birçok kaynaktan öğrenilebileceği gibi, Cittaslow Birliğine üye olabilmenin, birliğe kabul edilip yine birlikte kalabilmenin 59 kriteri bulunmaktadır. Bu kriterleri tek tek saymayacağız. Ancak örnek olarak hava, su, toprak, orman ve her tür bitkide, çöp ayrıştırması, biyo çeşitliliğin korunması,  tarihi dokunun korunması, gibi bir kaçını sayabiliriz. Şavşat Dernekleri Federasyonu (Şavşat-FED) olarak bizler Şavşat ve Şavşatlılar için yapılan her güzel, iyi ve doğru projenin yanındayız.  Fakat sakin şehir olarak ilan edilen Şavşat’ta yaşanan doğa ve çevre talanı sürdürüldükçe adeta Şavşat’ın üzerine oturduğu dal kesilecek ve belki de Cittaslow üyeliği düşürülecektir. Şavşat merkezine yaklaşık 10 km mesafede, Şavşat, Susuz ve Armutlu 1-2 Regülatörleri ve HES’leri için makineler çalışırken ve az aşağısında baraj, taş ve maden ocakları için çalışmalar, kazılar ve patlatmalar sürerken Şavşat nasıl sakin şehir olabilecek?! Neredeyse her deresinde suyu, balığı, börtü böceği, ağacı, çiçeği, toz toprak ve duman içinde kalan bir bölge sessiz şehir olabilir mi?
Değerli Şavşatlılar,
Hepimizin çok sevdiği Şavşat’ın sessiz şehir kalabilmesi için bazı öneri ve taleplerimiz var. Öncelikle Cittaslow ilan edilmek için gereken tüm standartların özenle yerine getirilmesi gerekir. Onlarca kriterin (yukarıda bazılarından söz ettiğimiz üzere, doğa, çevre ve tarihi dokunun korunmasından, kültürel, yöresel, otantik bütün koşulların yerine getirilmesine kadar) bir arada bulunması gereken temel değerler vardır. İşe bizler de Şavşat Dernekleri Federasyonu olarak diyoruz ki; iklimsel koşulların bile değişimine sebep olan, bunca HES, baraj, taşocakları, maden ocakları, yeşil yollar ile yakındaki komşu ilçelerden yükselen makine sesleriyle bir bölge nasıl sessiz şehir olacak ya da sessiz şehir kalacaktır. Birçok derenin 49 yıllığına su kullanım sözleşmeleriyle şirketlere devredildiğinin farkında olmayan kaldı mı? Köylerimizdeki suların bile yakında (ki birçok yerde başladı) sayaç konularak parayla satılacağı günlerin arifesinde nasıl bir sessiz şehirden bahsedebiliyoruz.
Sizlere soruyoruz değerli Şavşatlılar; Fakir Baykurt gibi ulusal bir yazarımızın kitabına konu ve isim olmuş EFKAR TEPESİNDE inşaat yapıp, kimi bu şehir sakin kalsın, Cittaslow olsun diye samimi çaba gösterdiğinize inandırabilirsiniz? Bizler, ata-dede topraklarımızın torunlarımıza, sakin, yaşanabilir, doğası tahrip edilmemiş, güzel bir şehir olarak kalmasını önemsiyor ve bu doğrultuda ortaya konacak bütün adımları elimizden geldiğince destekleyeceğimiz tekraren belirtiyoruz.
İşte anlatılan bu gerçekler ışığında, Şavşat denilince ilk akla gelen, tarihsel bir değeri olan ve uzun süreden beri betonlaştırılmış Şavşat şehir merkezinde halkın nefes alabileceği bu küçük tepeyi, Efkar Tepesini neden betona boğuyorsunuz diye soruyoruz. Ayrıca ortalıkta dolaşan ağdalı turizm lakırdılarının, büyük kentlerdeki gibi dev otellerin tasarlandığı ve bu şekilde de bölgenin bir de bu açıdan yağma ve talana açıldığı bir sürece dönüşmesinden endişe ediyoruz. Tecrübelerimiz bu ülkede ünlü şair Tevfik Fikret’in dediği gibi  “Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi.” gerçekliğine uygun olarak her  söylenene inanmaktan çok arkasından gelecek şeye dikkat etmeyi gerektiriyor. O halde, eğer gerçekten sakin bir kent istiyorsak, o zaman, çevreyi ve doğayı mahveden projelerden vazgeçilmesini istemek ve şehre ait plan ve projelerdeki detaylara vakıf olup halktan ve doğrudan yana olana sahip çıkmalıyız. Aksi halde bir de bakmışsınız ki, Kenya devlet başkanı Jomo Kenyatta’nın dediği gibi “Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatarak dua etmeyi öğrettiğiler. Gözümüzü açtığımızda bizim elimizde İncil, onların elinde bizim topraklarımız vardı.” demek durumunda kalabiliriz. O halde, gelin hep beraber belediyemize “EFKAR TEPESİNDEN elini çek!” diyelim. O halde, gelin o tepeye, her yere yapılabilecek herhangi bir beton yığını değil, elinde Efkar Tepesi adlı kitabını tutan Fakir Baykurt’un heykelini dikelim.
EFKAR TEPEMİZE DOKUNMA!
GELİN HEP BİRLİKTE EFKAR TEPESİNE SAHİP ÇIKALIM!

Facebooktwitterredditpinterestlinkedin