BİRLEŞEREK KAZANACAĞIZ

HANLI HES BASIN AÇIKLAMASI

Facebooktwitterredditpinterestlinkedin

Hanlı deresi üstünde yapılmasına hukuğa rağmen idari makamlarca izin verilen HES projesinin durdurulması için Şavşat Dernekleri Federasyonunun çağrıcı olduğu ve Şavşat Kireçli Köyü sınırlarında  yapılan Basın açıklamasına Şavşat tek yürek olarak dayanışmada bulunmuşlardır,

Bu kış günlerinde bizleri yanlız bırakmayarak yanımızda olan  tüm doğa severlere teşekkür ediyoruz,

ŞAVŞAT DERNEKLERİ FEDERASYONU

ŞAVŞAT HANLI HES BASIN AÇIKLAMASI
Değerli Basın Emekçileri,
Çok Değerli Belediye Başkanımız, Siyasal Partilerin ve STK’ların değerli başkan ve Yöneticileri, muhtarlarımız ve dayanışma için burada bulunan çok değerli Şavaşta halkı.
Öncelikle Şavşat Dernekleri Federasyonu olarak hepinize hoşgeldiniz diyor ve teşekkür ediyoruz.
Değerli Basın Emekçileri,
Bugün kış koşullarında burada, Kireçli köyünde, iş makinalarının tarumar ettiği doğa parçasının önünde Şavşat ve bir çok köyün geleceğini esaslı bir şekilde etkileyecek bir yıkım projesi nedeniyle toplanmış bulunuyoruz.
15 yıla yakın bir süredir ilimiz Artvin ve İlçemiz Şavşat’a yönelik çalışmalar sürdüren İstanbul’daki Şavşatlılar 4 yıl önce bu örgütlülüğü Federasyon düzeyine taşıdılar. 4 yıllık süre içinde de Federasyona bağlı olan-olmayan köylerin birliği belli bir düzeyde sağlandı ve çalışmalar hız kazanarak devam etti. 21 Kasım 2018 tarihihnde İstanbul, İzmit ve Bursa illerimizden STK, Federasyon ve Dernek temsilcilerimizle birlikte Şavşta’a iki otobüsle gelinerek Federasyon tarafından hazırlanan rapor zamanın kamu kurum yöneticilerine sunulmuş ve yapılan görüşmelerde o tarih itibariyle doğa tahribatında gelinen vahim durum ortaya konarak doğaya karşı daha duyarlı bir tutum konusunda yöneticiler uyarılmış ve bilgilendirilmiştir.
Şavşat’ın bir çok köyünde çevreyi derinden yaralayan bir çok proje yapılırken bunların bilimsel bir çerçeve içinde yapılmadığı, kamu menfaati için yapılması gerekli olan bu projelerin özünde sermaye şirketlerine rant sağlama amacı ile yapıldığı zaman içerisinde ortaya çıkmıştır.
Türkiye’nin 12. Cittaslow (sakin-yavaş şehir) ünvanı almış bir ilçemiz olan Şavşat bir yandan dünyada eşsiz güzelliklere örnek teşkil ederken diğer yandan ondan da hızlı tahrip edilmeye ve yaşanması mümkün olamayacak bir ilçeye dönüştürülmeye başlanmıştır. Bir kaç yıl içerisinde Fakir Baykurt’un Efkar Tepesi adlı kitabına konu olan tepe inşaatla doldurularak doğal görüntüsü kaybettirilmiş ve ismi değiştirilmiş, bugün Hanlı HES’in yapılmak istendiği derede hukuksuz olarak, suyun vadisi değiştirilip basınçlı borularla Susuz HES denilen bir proje yapılmış, Artvin’e yapılan 15 baraj yetmemiş gibi ilçenin burnu dibindeki Bayram ve Bağlık Barajlarınının yapımına başlanmış ve bu arada Meydancık bölgesinden Kocabey Köyüne kadar olan alanda bir çok HES, maden ocağı ve benzer doğayı tahrip eden proje gerçekleştirilmiştir.
Nihayet Cittaslow ünvanı veren kurum bu uygulamaların devam etmesi halinde Cİttaslow ünvanının gözden geçirileceği uyarısını ilgili kamu kurumlarına bildirmiştir.
Basın açıklamamızın konusu olan ve ismi Hanlı HES olarak geçen proje 2012-2013 yıllarından itibaren değişik süreçlerden geçerek ve türlü hukuksuzluklarla donanarak sonuçta hazırlanan ÇED Nihai Raporu için “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı alınarak bir çalışma başlatılmıştır. Bu karara karşı aynen Susuz HES’de olduğu gibi 28 köy halkı ortaklaşarak projenin yapılmasından farklı düzeylerde etkileneceklerini, kadim su haklarının dikkate alınmadığını ve daha bir çok haklı gerekçeyle dava açarak projenin iptalini istemişlerdir. 2018 yılında açılan bu “ÇED Olumlu” kararının iptali davası köyler-köylüler lehine sonuçlanarak, karar 21 Eylül tarihinde avukatımız ve Federasyon başkanımız Av. Halis Yıldırım’a tebliğ edilmiştir. Mahkeme kararında onlarça gerekçeyle bu arazide bu tür bir HES Projeninin yapılmasının mümkün olmadığı tespit edilmiş ve bu gerekçelerle “ÇED Olumlu” kararının hukuka uygun olmadığı değerlendirilerek “ÇED Olumlu” kararı İPTAL edilmiştir. Söz konusu iptal kararının üzerinden 15 gün geçmeden Akyurt Enerji Üretim AŞ. isimli firma bu kez projesinde sözde bir revizyon yapmış, yaklaşık kurulu gücünü 3 kat daha arttırarak hukuku dolanmak suretiyle Mahkeme kararını yok sayarak, İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nden bu kez “ÇED Gerekli Değildir” kararı almış ve Kireçli Köyü sınırları içinde inşaata başlamıştır.
Biri Kireçli Köylüleri adına verilmiş diğeri de Hanlı ve 27 köy adına verilmiş iki ayrı “ÇED Olumlu” kararının iptaline dair Mahkeme kararı varken, aynı yer, aynı dere, aynı toprak, aynı heyelan sahası yerli yerinde dururken ve yine mahkeme kararlarında 28 köy halkının sudan yararlanma hakları ile bölgedeki tüm projelerin kümülatif değerlendirmesinin yapılmamış olduğu saptaması ortadayken bir hukuk varyasyonu ile bir illizyonla köyler, insanlar, orman bitki ve tüm canlılar yok mu sayılacak? Bir hukuk sistemi ve hukuk felsefesi buna izin verirse onun ismi hukuk olabilir mi?
Hayır. Bin kere hayır. Hukuk, yaşam hakkını korumak için var olabilir. Şirketlerin para kazanması için bir halkın yok sayılmasının aracı değil… Hukuk tarihsel varlığı korurken kşinin ve toplumun gelişimini de garanti altına alır.
Bugün ilçemizde büyük bir oyun tezgahlanmakta, gerçek başçıkla sıvanyaya özellikle algı yönetimi için kavramlar ve değerler çatıştırılmaktadır. Örneğin bir sözde gazeteci tarafından şirket lehine Hanlı Köyünde yanlı röportajlar yapılarak Akyurt Enerji Üretim AŞ.’ye sahte delil üretmenin yanısıra algı yönetimi yoluyla kamuoyu a oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bunların hiç biri gerçeğin karşısında tutunamaz. Öyle ya gerçeklerin birgün açığa çıkma gibi bir huyları vardır.
Sonuç olarak ÇED raporlarına Çavdarlı Köyünü ve o yaka köyleri koymayanları bu kez kendi kusurlarını affettirmek için Çavdarlı’da da bir gölet yaparak oradan bazı köylere su temin etmeye, Karagöl ve o havzadaki tüm kaynak sularını ise araştırma yapmadan yıllar önce su kullanım sözleşmesiyle 49 yıllığına sattıkları HES’lere vermeyi planlamaktadırlar. Çünkü Susuz HES’i işleten şirket, DSİ’ye yeterince su alamadığı gerekçesiyle tazminat davası açmıştır ve dava sürmektedir. DSİ’nin yani devletin tazminattan kurtulmasının formülasyonu Köylere gölet, HES’lere Karagöl ve kaynak suları olarak ortaya çıkmıştır. Susuz HES’e bile yetmeyen su üzerinde iki regülatörlu Hanlı HES’e izin veren kamu idaresi bu kez köyler su haklarını talep edince böyle bir formüller yani faturayı halka ve tüm canlılara, onların anası Doğa anaya keserek kurtulmak istemiştir. Yıllar önce bu kaynaklardan yararlanan köylerin tarım topraklarının ve ürettikleri fıdaların tesbitini yapmadan su anlaşması yaparak dereyi 49 yıllığına şirketlere veren İdare şimdilerde arazi ölçümleri yapmakta ve çıplak gerçekle yüzleşmektedir.
Bu mızrak bu çuvala sığmaz. Yüzlerce yıldır bu topraklarda hayat süren, bu vefakar insanlara gerçek hukuk yerine Ali Cengiz oyununu hukuk diye ifade etmek insan aklıyla dalga geçmektir ve mahkeme kararını illizyonist marifetiyle bir “okus pokus”la ortadan kaldırmaya çalışmak hukuk ve adalet kavramının kabul edebilecek bir tablo olamaz.
Asırlardır bu topraklarda yaşamış halkı, çiçeği, arısı, ormanları, gölleri, dağı, taşı, insanı, kültürü ve ve doğası ile eşsiz olan bu vatan parçasından elinizi çekin!
Şavşat halkını susuz ve giderek yurtsuz koyacak hiçbir projeye ya da girişim meşru da değildir hukuki de değildir. İlçemizin, insanımızın ve tüm canlıların yaşam haklarını onlarla birlikte sonuna kadar savunmakta kararlıyız.
Bu düşüncelerle ve pandemi ve kış koşullarına rağmen kararlılıkla, suyuna, deresine, ormanına, dağına, çiçeğine, böceğine, kurduna, kuşuna sahip çıkan tüm insanlarımızı, SAHİP ÇIK DERELER ÖZGÜR AKSIN! diyerek Şavşat Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu adına saygı ve sevgiyle selamlıyoruz.
ŞAVŞAT DERNEKLERİ FEDERASYONU

 

Facebooktwitterredditpinterestlinkedin