GÖZ GÖRE GÖRE TALAN: ŞAVŞAT SESSİZ KALMAYACAK
Kamuoyuna Duyuru
Doğaya ve halka rağmen çıkarılan yasalar, halkın rızasını değil, sermayenin hızını esas alan bir anlayışın ürünüdür.
Bugün ülkemiz, doğa koruma alanlarının, tarım topraklarının, ormanların ve su kaynaklarının birer birer “kamu yararı” kılıfı altında enerji ve madencilik şirketlerine tahsis edilmesinin eşiğindedir.
Şimdi önümüzde, ormanlarımızı, yaylalarımızı, suyumuzu, meralarımızı ve binlerce yıllık yaşam kültürümüzü topyekûn tehdit eden yeni bir yasal düzenleme var:
Adı konmamış, ama amacı çok açık olan “torba yasa teklifi”…
Bu yasa;
• Korunan alan statüsünü fiilen kaldırıyor,
• Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerini baypas ediyor,
• Yerel halkın söz hakkını yok sayıyor,
• Yargı denetimini etkisizleştiriyor.
Ve en önemlisi:
Artvin’i, Şavşat’ı, Borçka’yı, Ardanuç’u, Arhavi’yi, yani tüm Doğu Karadeniz’i, şirketlerin sınırsız kazı sahası hâline getiriyor.
Biz Şavşatlılar biliyoruz:
Yaylalarımız birer ekosistemdir.
Sularımız yalnızca içecek değil, yaşam kaynağıdır.
Ormanlarımız sadece ağaçlardan ibaret değil, geçmişle gelecek arasındaki bağdır.
Ve bu topraklar sadece bizim değil, gelecek kuşakların da hakkıdır.
Şavşat Dernekleri Federasyonu olarak buradan bir kez daha sesleniyoruz:
• Biz doğamıza göz diken hiçbir düzenlemenin karşısında sessiz kalmayacağız.
• Ranta değil, yaşama hakkına tarafız.
• Bölgesel gelişmenin doğayla uyumlu olması gerektiğine inanıyoruz.
• Ekosistemi yok eden her projeye karşı bilimsel bilgiyle, hukuki mücadeleyle ve örgütlü halk iradesiyle karşı duracağız.
Çağrımız yalnızca Şavşatlılara değil; doğayı seven, memleketini korumak isteyen herkese yöneliktir.
Unutmayalım:
Bugün bir dağ köyü, bir dere yatağı ya da bir yayla gözden çıkarılırsa, yarın sırada yaşamın kendisi vardır.
Toprağımıza, ormanımıza, suyumuza sahip çıkmak halk olmanın, yurttaş olmanın onurudur.
Biz Şavşat’tan bu onuru büyütüyoruz.
ŞAVŞAT DERNEKLERİ FEDERASYONU







